Saatlerin Dünyasında Gezintiler

Ahmet Selim BOZOK

Bu satırlarda  ilkinden sonuncusuna kadar kolumda yer alan saatlerimi ve hikayelerini paylaşacağım. Aralarına sahibi olmadığım ama önemli gördüğüm örnekler de girecek. Bir saati, veya herhangi bir kişisel objeyi  bizim için değerli kılan onun parasal değerinden ziyade beraberinde taşıdığı anıların zenginliğidir. Doğal olarak en eski saatlerde en çok anı biriktiğinden bu yazı dizisi de eskilerden başlayacak.

Okuyucuya not:

Kol saatleri konusunda hobi dışında hiçbir bağlantım yoktur. Saatçi ustası da değilim. Saatler sadece üniversite yıllarından başlayarak ilgi duyduğum bir konudur. Yapacağım değerlendirmeler de sadece kişisel görüşlerimi yansıtacaktır.

Zenith Elite 1966

“Kurmaya gerek yok, kol hareketi yeterlidir.”
Zenith Elite 1966

Saint-Joseph Lisesi bitip de üniversiteyi İstanbul’da Robert Kolej’de okuyacağım kesinleşince herhalde babam daha iyi bir saatim olması gerektiği düşüncesi ile bu Zenith saati alır. O seneler otomatik saat kavramı yeni. “Kurmaya gerek yok, kol hareketi yeterlidir” otomatik saatlerin tanıtım sloganıdır. Saatin altın kaplaması 40 mikrondur ama o bile senelerin aşınmasına karşı koyamamıştır. Çok dayanıklı bir saattir. 50+ yılda 3 defa ustaya gitti, biri de benim hatadan dolayı. 2000 li yıllarda Zenith bu modeli re-edition olarak yeniden üretti.

Kennedy’nin Saati

Zenith Elite 1966, 2. el sitelerinde sık sık boy gösterir. Bu saate bir de hatalı lakap yapışmıştır: “Kennedy modeli”.

John F. Kennedy ve saati
Bu yanlıştır. JFK'nin bir kare saati olmuştur,  o saat Omega'dır ve halen markanın müzesinde sergilenmektedir. Arka kapakta “President of the United States” kazılıdır ama bu saat başkana hediye edildiğinde kendisi henüz Başkan değildir. Arkadaşı sonuçtan emin olduğundan bu jesti yapmış.

Üniversite yılları bende saat ilgisinin başladığı yıllardı.  İlk dikkatimi çeken saat de Mehmet (Kocatopçu)’nun kolundaki Heuer Carrera kronograftı. O saat günümüzün aranan koleksiyon parçalarından biridir. Heuer kronograf beni Omega Speedmaster’a, Daniel’in (Antikacıoğlu) Rolex’i de Submariner’e götürmüştür. Onları da sırası gelince anlatacağım.

Zenith’in Tarihi ve El Primero

Zenith markası 1865 yılında 22 yaşındaki Georges Favre-Jacot tarafından Le Locle Neuchatel’de kuruldu. 1999 da da LVMH grubu tarafından satın alındı.

Markanın geçmişindeki en önemli tarih 1969’dur. O  yıl Zenith ilk olarak otomatik kronograf kalibresi El Primero’yu üretti. Aynı yıl Seiko 6139’u; Heuer de, Buren, Hamilton, Breitling ve Dubois-Depraz ile birlikte Calibre 11 kendi otomatik kalibrelerini duyurdu.

1974 quartz krizi sırasında Zenith zor duruma düşünce kalibre üretim makinelerini tahrip kararı alır. Ancak El Primero’nun tasarımcısı kalıpları saklar. Pazar yeniden açılınca da El Primero bu şirketin kurtuluşu olur.  

El Primero’nun diğer bir özelliği de 1988 den  2000 yılına kadar Rolex Daytona’nın kalibresi olmasıdır. Günümüzde de  El Primero en iyi kronograf kalibrelerinden birisidir.

Son olarak da kare/dikdörtgen saatler konusunda bir hatırlatma: bu saatlerin kasaları, yaygın yuvarlak saat kasalarına nazaran neme çok hassastır. Bu da kendisini kadranda bozulmalar ile belli eder. Bu konuda dikkatli olmak gerekir.
Bir sonraki hikaye Omega Speedmaster Mark II.

Ahmet Selim BOZOK’un diğer yazıları

Son yazılanlar: