Çınarlar Fidanlarla Buluşunca: Yetişkin Müze Eğitiminin Farklı Renkleri

Av. Birgül FEYZİOĞLU

Nasıl ve ne zaman yetişkin olduk? Kaç farklı yetişkinlik evresinden geçtik? Yetişkinlik kavramına dair ilk farkındalığım bundan 6 sene önce 2014 yılında Japonya’da bir müze etkinliğinde gerçekleşti. 2014 yılının Nisan ayında Japonya’da, Hiroşima Barış Müzesi’ndeydim. Kiraz çiçeklerinin, bir diğer adı ile sakuraların en yoğun olduğu dönemdi. 

Müzede bahar: Hiroşima, 2014.

Müzenin içi de bahçesi de çok kalabalıktı. Hiroşima Barış Müzesi’ni gezerken dikkatimi çeken, müze ziyaretçilerinden iki farklı yaş grubunun birbirleriyle olan iletişimiydi. Bu iletişim görülmeye değerdi. Etkileşim içinde bulunan yaş grubu 80 ve üzeri yaş ile 18-20 yaş arasındaki gençlerden oluşuyordu. 80 yaş ve üzeri ileri yetişkinler tekerlekli sandalyede oturmaktaydı. Yine her bir ileri yetişkinin 18-20 yaş aralığında üniversite öğrencisi refakatçisi vardı. Üniversite öğrencisi ve ileri yetişkin bireyler müzeyi birlikte geziyorlardı. Üniversite öğrencileri, ileri yetişkin müze ziyaretçilerinin adeta kolu bacağı olmuşlardı. Bir süre bu ziyaretçi grubunu izledim. Üniversite öğrencileri refakat ettikleri ileri yetişkinin istediği sanat eseri önünde duruyor; sanat eserinin etiketini okuyor, eser hakkında bilgi veriyordu.  İşitme zorluğu çeken ziyaretçinin hangi kulağı daha iyi duyuyorsa o kulağına doğru konuşuyor; görme zorluğu çeken ziyaretçi için tekerlekli iskemleyi mümkün olduğunca sanat eserine yaklaştırıyordu. Her iki taraf da yaptıklarından memnundu. Müze ziyareti bittikten sonra sıra müze eğitimine geldi; ardından grup olarak kiraz çiçekleri ağaçlarının altında oturup sohbet ettiler, geleneksel bahar pikniklerini yaptılar.

Kuşakları birleştiren müzeler

Somut olayda müze ziyaretçisi olarak yer alan üniversite öğrencileri yaşam akışı içinde genç yetişkin olarak tanımlanır. 80 yaş ve üzeri yaş grubunu ise ileri yetişkin olarak adlandırmak mümkündür.  Yaşça bu kadar farklı iki yaş grubunu keyif, neşe ve coşkuyla birbirine bağlayan ortak duygu nedir? Genç yetişkin ile ileri yetişkinin ortak zevkini müze ziyareti ve müze eğitimi oluşturmaktadır.

Yetişkinlik dönemi, insan yaşamının en uzun dönemidir. Çocukluk ve ergenlik döneminden sonra başlar ve ölünceye kadar devam eder.  Yetişkinlik dönemi genç yetişkinlik evresi ile başlar. Genç yetişkin, bebeklik, çocukluk ve ergenlik dönemini tamamlamıştır. Genç yetişkin, meslek sahibi olur, ekonomik bağımsızlığını kazanmak için çaba gösterir; farklı sosyal ortamlarda bulunur; kendi değerlerini oluşturur. Yetişkinlik dönemi yaşam döngüsünün son evresi ileri yetişkindir. Bu süreçte kişi çok büyük bir ihtimalle emeklidir. Sürecin olumlu yönü olarak, bireyin kendini daha iyi tanıması; kendini neyin mutlu ettiği neyin mutlu etmediği konusunda fikir sahibi olması söylenebilir. Sürecin olumsuz yönü olarak, sağlık sorunları, fiziksel güç kayıpları gündeme gelebilir. 

Müze ve müze eğitimleri, genç yetişkin ile ileri yetişkini birbirine nasıl bağlar?

Günümüz dünyasında, insan yaşamının giderek uzadığı; teknolojinin hızla geliştiği değişmeyen bir gerçek. İleri yetişkinlerin güncel hayattan kopmamaları için ömür boyu öğrenmeye ihtiyaçları var. Ömür boyu öğrenmenin en güzel gerçekleşeceği yerlerden biri de müzeler ve müze  eğitimleridir. İleri yetişkinlerin,  yazının başındaki örnekte olduğu gibi, genç yetişkinlerle gerçekleştirdikleri müze aktiviteleri onların sosyal hayata olan bağlılığını arttırır. Müzeler, geçmişle gelecek arasında köprü görevi görür. Bu anlamda ileri yetişkin ve genç yetişkin arasında kurulan duygu alışverişini, geçmişle gelecek arasında kurulan bağlantıya –müzelere- benzetmek mümkündür.

Müze bahane, sohbet şahane: ileri yetişkin müze etkinliklerinin özellikleri

Sağlıklı ileri yetişkinlerin günlük hayatta karşılaştıkları en somut sıkıntılardan biri sohbet ihtiyacıdır. Genç yetişkin, ileri yetişkin müze eğitimlerinin en temel amaçlardan biri günlük kelime sayılarını arttırmak ve hızlandırmak olarak hedeflenmiştir. Bu sebeple mümkün olduğu kadar ileri yetişkin ziyaretçilerin konuşmaya katılması teşvik edilir. Cümlelerin kısa, sade olmasına özen gösterilir. Kurulan cümlelerde deyim ya da anlaşılması güç benzetmelerden özellikle kaçınılır.

İleri yetişkinlerin en önemli özelliklerinden biri de   gençlik dönemlerini daha iyi hatırlamalarıdır.  İleri yetişkinlerin anılarına önem verilmeli; dikkatle dinlenmelidir. İleri yetişkin çok fazla ayakta kalamaz. Eser başında ziyaretçilerin sağlık durumuna göre arkalıklı iskemle bulundurulması ve katılımcıların eserleri oturmak suretiyle incelemesi etkinliğin keyifli geçmesi açısından önem taşımaktadır.

İleri yetişkin müze eğitimi etkinliklerinde, etkinliğin sade ve ileri yetişkin tarafından gerçekleştirilebilir oluşu dikkat edilmesi gereken bir diğer konudur. İleri yetişkinlerle gerçekleştirilen etkinliklerin başında katılımcıların en çok tekrarladığı cümle “evladım ben yapamam, sen benim yerime yapıver” olmaktadır. Bu aşamada, her bir ileri yetişkin ile çalışan genç yetişkinin, ileri yetişkinlere,  etkinliği yapabilecekleri konusunda cesaret vermeleri aktiviteleri daima neşeli kılar. Genç yetişkinin ileri yetişkinlerle gerçekleştirilen müze eğitimi etkinliğinde en önemli görevi, önce yapabilmeleri için fırsat vermek; sonra ileri yetişkinin yapamadığı yerde destek olmak; destek olurken şevklerini kırmamaktır. Başladığı bir işi keyifle bitirebilmek ileri yetişkin katılımcılara güven ve keyif verir.

İleri yetişkin müze eğitimi çalışmalarında, katılımcılara aşina oldukları Türkçe müzik dinletmek etkinliğe renk vermektedir.

Sonuç olarak, ileri yetişkinlik çağı, yaşam döngüsünün çocukluk, gençlik, olgunluk dönemi gibi doğal bir sürecidir. İleri yetişkinin kendisi ve çevresi için bir yük olmaması için, toplumdan kopmaması gerekir. Bu süreçte müze eğitimi faaliyetleri ileri yetişkinlerin toplumsal hayata katılmalarında önemli bir yer tutar. İleri yetişkinlerin tecrübesi ile genç yetişkinlerin enerjisi birleştiğinde ortaya uyumlu ortak güç çıkar. Bu ortak güç ileri yetişkin için sosyal ve toplumsal hayatta kendini faydalı hissetmek, hala aktif rol alabileceği duygusunu yaşamaktır. Aynı ortak güç genç yetişkine ileri yetişkinin sahip olduğu hayat tecrübesinden faydalanmak anlamına gelir. Bu ortak gücün yarattığı sinerji iki taraf için de eğlenceli bir sürece dönüşür.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Slide 3

Eskişehir denilince akla ilk gelenler: Çibörek, Porsuk Çayı, Devrim Arabaları, Hızlı Tren, Odunpazarı Evleri... Sadece o kadar mı peki Eskişehir? Elbette hayır. Eskişehir'de bir günü dolu dolu geçiren Berkay Özdemir tecrübelerini yazdı.

Slide 3

Joseph Beuys’ın bir kartpostalda İkiz Kulelere Cosmas ve Damian adını yakıştırması sanatçı içgüdüsü müydü? İkizler bir uzuv nakli ile medeniyetleri birleştirirken İkiz Kulelerin medeniyetler çatışmasının ateşleyicisi olması bir tesadüf mü?

Slide 3

"Nasıl ve ne zaman yetişkin olduk? Kaç farklı yetişkinlik evresinden geçtik? Yetişkinlik kavramına dair ilk farkındalığım bundan 6 sene önce 2014 yılında Japonya’da bir müze etkinliğinde gerçekleşti. 2014 yılının Nisan ayında Japonya’da, Hiroşima Barış Müzesi’ndeydim. Kiraz çiçeklerinin, bir diğer adı ile sakuraların en yoğun olduğu dönemdi."

İnsan Kendi ile Kaç Kere Tanışır?

"İki arkadaşımla gün batımında yürürken aniden gökyüzü kahverengiye dönüştü. Durdum, hissizleştim ve bir parmaklığa dayandım. Bir tarafta şehir uzanıyordu ve altımda fiyort vardı. Güneş battı, bulutlar sanki kanla kırmızıya boyanmıştı. Arkadaşlarım yürümeye devam ettiler. Ben ise orada korkuyla titreyerek kalakaldım ve tüm doğanın çığlık attığını hissettim. Resmi yaptım, bulutları kan rengi boyadım. Renkler de çığlık atıyorlardı."

İnsan Kendi ile Kaç Kere Tanışır?

Müzede insan kendini nasıl yeniden keşfeder? Aynı eseri, bir başka pencereden nasıl gözlemler ve hatta kendi eserini yaratır? Müze ile yaratıcılık, sanat ile kişisel gelişim nasıl buluşur? Avukat ve Müze Eğitimcisi Birgül Feyzioğlu, müzeler haftasının ardından müze eğitiminin önemini yazdı. Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müzesi’nde düzenlenen eğitimlerdeki tecrübelerini aktardı. Müzeli günler özlemi ile…

Slide 2
Av. özge üstün

Roma’da toplum düzeninin sağlanması için yüz yıllar önce uygulanmaya başlayan birçok hukuk kuralı, günümüz yasalarının temelini oluşturmaktadır. Giresun Barosu’ndan Avukat Özge Üstün, Roma Hukuku’ndaki çocuk hakları düzenlemelerini inceledi.

previous arrow
next arrow

Son Yazılanlar