Türk Kültüründe Bir Bayram: Hıdrellez

Berkay ÖZDEMİR

Evet bir bayram dedim. Türklerin tarihin ilk dönemlerinden beri kutladığı nice değişimden biridir Hıdrellez. Peki neyin değişimidir? Mevsimin değişimidir, baharın gelişini kutlamaktır Hıdrellez. Kışın karlı ve soğuk havasının bitip sıcak ve çiçeklerin açtığı bir dönemin başladığı günün bayramıdır Hıdrellez.

Hıdrellez, “Hızır” ve “İlyas” sözcüklerinin birleşmesi ve zaman içinde değişime uğramasıyla oluşan bir kelimedir. Diğer adı Rûz-ı Hızır, yani Hızır’ın günüdür. İslam öncesi Türk devletlerinin dini-sihri zemini, Türklerin İslam dinini kabulü ile Hızır ve İlyas etrafında dönen efsanelerle İslami bir renk kazanmıştır.

Hıdrellez, Hızır ve İlyas peygamberlerin yılda 1 kez bir araya geldikleri gündür. İlyas peygamberin burada izlerinin silindiğini görmekteyiz çünkü hem yapılan kutlamalar Hızır peygamber ile ilgilidir hem de “hıdrellez” kelimesinde neredeyse İlyas adı tamamen ortadan kalkmıştır. İslamiyet öncesi Türklerin dini inanışı olan Şamanizm’in, bolluk-bereket törenleri olan eski Anadolu kültürü ve Hızır-İlyas motifi olan İslam kültürü ile birleşmesi sonucunda ortaya hıdrellez dediğimiz zengin kültür çıkmıştır.

Hızır; insanlara şifa verdiğine, onları sağlıklarına kavuşturduğuna, onlara uğur getirdiğine inanılan peygamberdir. Hızır, halk inanışına göre ölümsüzlüğe ermiş kişidir. Hızır ile ilgili inanışlar, efsaneler artarak gitmekte ve süreklilik kazanmaktadır. Hatta deyimlerimiz arasına bile girmiştir: Hızır gibi yetişmek. Zor durumda kalan insanlara hiç ortada yokken birinin gelip yardım etmesi ve yardım edilen kişinin yardım eden kişiye “Hızır gibi yetiştin” demesi.

Hıdrellez, Türklerin bulunduğu tüm coğrafyalarda coşkuyla kutlanmaktadır. İsimleri değişmekle birlikte yapılan etkinlikler hep aynıdır. Anadolu coğrafyasında Hıdrellez olarak adlandırılan etkinlik, Dobruca’daki Kırım Türkleri tarafından “Tepreş”, Makedonya’da “Ederlez, Edirlez, Hıdırles” olarak adlandırılmaktadır.

HIDRELLEZ NE ZAMAN KUTLANIR?

Eskiden takvim halk arasında 2’ye ayrılırdı: 6 Mayıs – 8 Kasım ve 8 Kasım – 6 Mayıs. İlkine “Hızır Günleri”, ikincisine “Kasım Günleri” denmektedir. Bu yüzden 6 Mayıs, kış günlerinin bitip baharın başladığı gün olduğu için Hıdrellez bu gün kutlanır. Rumi takvime göre Nisan ayının 23. günü, Miladi takvime göre ise Mayıs ayının 6. günü Hıdrellez’dir.

BU GÜN NELER YAPILIR?

Hıdrellez Hazırlıkları

Evler baştanbaşa silinmekte, ev eşyaları, mutfak eşyaları, üst-baş baştanbaşa temizlenmektedir. Bu çabalar Hızır peygamberin eve uğramasını sağlamak için yapılmaktadır. O gün için aile reisi ev halkına yeni elbiseler, ayakkabılar almayı zorunluluk olarak hissetmektedir. Diğer yandan Hıdrellez günü kuzu veya oğlak kesilmesi, çeşitli yemeklerin hazırlanması, bu arada birçok yiyeceğin hazırlanması tamamlanır. Hıdırellez’i bazı yerlerde bir gün öncesinden oruç tutarak da karşılayanlar bulunmaktadır.

Hıdrellezden bir gün önce sağmal hayvanı olmayan evlere süt dağıtılır. Özellikle sütten börek veya sütlaç yapılır. Hıdrellez için bir gün önceden hazırlanan yiyecekler genellikle hamur işleridir. Bunlar börek, yumurta, peksimet, poğaça, kolaç, kalburüstüdür. Mısır pişirilir, nohutlu ekmek yapılır.

Hıdrellez Günü Yapılanlar

Hıdrellez şenliklerinin yapıldığı harman yeri, köy meydanı veya ağaçlık alana eğrek veya sığır iğreği adı verilir.

Hıdrellez günü ip atlanır, salıncakta sallanılır. Salıncakta sallanırken saçını tarayanların saçlarının uzun olacağına inanılır. Salıncakta sallanılırken kucağa kocaman bir taş alınır. Böylece hayvanlardan elde edilecek tereyağın kucağa alınan taş kadar büyük ve bereketli olacağına inanılır. Toplu yemek yenir. Köy ortasına yahut Hıdrellez’in yapıldığı harman yerinde kazan kurulur. Bu toplu yemek yeme olayına kazan kurma denir. Kızlar darbuka, daire ile türküler söylerler, maniler atarlar, halay çekerler, çeşitli ritüel kökenli seyirlik oyunlar oynanır.

Hıdrellez günü genç, yaşlı mutlaka salıncakta sallanır. Bundan amaç günahlardan arınmadır. Erkekler kendi aralarında güreş tutarlar. Kızlar maniler, türküler söyler. Çocuklar körebe, çelik-çomak, tura bırakmaca, bezirgân başı gibi oyunlar oynarlar. Kadınların bazıları tepsi çalar. Bir grup hem oynayıp hem söylerler.

Hıdrellez, doğayla barışık olma ve onlardan yararlanma dileğine dayanır. Hıdrellez ateşinden atlama, günahlardan arınmadır. Hıdrellez ateşi, ritüelin başlamasında önemlidir. Hıdrellez, Türk kültüründe baharı, yaşama sevincini, su ve kutsal arınmayı, yenilenmeyi, uyanan doğa ile birlikte bolluk-bereketi simgeleyen anlam ve ögelerle yüklüdür.

Hıdrellez Gecesi Yapılanlar

Hıdrellez gecesi veya üç gün önce sokak kapısının üzerine mushaf konur. İnsanlar ve hayvanlar bunun altından geçer. Hıdrellez gecesi gün doğmadan önce teneke çalınır. Hıdrellezden bir gün önce 40 çeşit ot toplanıp kaynatılır, posaları süzülür. Hıdrellez gecesi bir gül fidanının dibine dilekler adanır, dilekler şekillerle belirlenir. Bereketli olması amacıyla gece yemekte ilk lokma ısırılıp yutulmadan çıkarılır, kâğıda sarılıp bir saksıya konur. Hıdrellez gecesi ateşten atlayanlara pire gelmez. Ateşten atlamak kötülükleri yok eder. Bolluk bereket için su yalağına buğday atılır.

Hıdrellez Sabahı Yapılanlar

Hıdrellez sabahı gün doğmadan kalkılır dut ağacına kurulan bir salıncakta sallanılır. “Derdim aşağı, kendim yukarı” denir. Dut ağacının köküne “Dut, belimin ağrısını yut” diyerek bel vurulur. Hıdrellez sabahı dere veya deniz kenarına gidilip sağlık için el yüz yıkanır. Hıdrellez sabahı çimenlerde sağlık, uğursuzluktan ve baş dönmesinden arınmak için yuvarlanılır. Güneş doğmadan önce kırlara çıkılır, çiçek ve otların üstündeki çiyler toplanır, ele yüze sağlık ve siğilleri yok etmek için sürülür.

Tüm bunların hepsi kısmet, şans gelmesine; şifa ve sağlık taleplerine; bereket, bolluk ve uğura; mal, mülk ve servet taleplerine ilişkindir.

Hıdrellez’de Yapılmaması Gerekenler

Hıdrellez günü boya badana yapılmaz. Unların kurtlanmaması için maya yapılmaz. Dikiş dikilmez, eğer dikiş dikilirse, dikiş dikenin o yıl çok yılan göreceğine inanılır. Sabuna ellenmez, çamaşır yıkanmaz, yıkanırsa dolu yağacağına inanılır. Un elenmez, elenirse o yıl çok sinek olacağına inanılır. Bahçe işi yapılmaz. Hıdrelleze 5 hafta kalana kadar çarşamba günleri çamaşır yıkanmaz. Yeşil ot, dal veya çimen koparılmaz. Geç kalkılmaz, yoksa kişinin kısmetinin kaçacağına inanılır. Süpürge kullanılmaz; yoksa eve karıncaların gireceğine inanılır. Ekim yapılmaz; ekim yapılırsa o sene iyi ürün alınamayacağına inanılır.

Velhasıl kelam; Şamanizm, Eski Anadolu ve İslam kültürleri birleşerek oluşan yepyeni bir Hıdrellez kültürü yüzyıllardır süregelmektedir. Batıl inanç diyenler olabilir, hurafe diyen olabilir, hatta gerçeklik payı da az olabilir. İnsanlar birtakım ritüeller yapıp dilek diliyorlar ve geleceğe umut bağlıyorlar. Ne demişler: Bir umuttur yaşamak…

Yazar Berkay Özdemir’in Osmanlı’daki Ramazan kültürünü anlattığı bir diğer keyifli paylaşımı için buraya buyrun.