Full 1
Rasime Eşelioğlu
"Özel Olan Politiktir" Üzerine Düşünceler
Full 1
Shadow

Özel Olan Politiktir: Ne Demektir?

Yazmaya başlaması epey zaman alan, ertelememe neden olan durumda dahi varlığını ispat eden bir söylemden bahsedeceğim bir önceki yazımda da belirttiğim gibi; “özel olan politiktir.” 

personel is political

Beni uykusuz bırakan akademik tartışmalara hiç girmeden; kişisel tarihimden, kadın arkadaşlarımla sohbetlerimden, yaşadıklarımızdan, paylaştıklarımızdan, korkularımızdan ve umutlarımızdan örnekler vererek açıklayacağım bu söylemi -tam da ruhuna uygun olarak!-. Serbeststil’de yazıyor olmanın rahatlığı ile biraz daha ileri gidip toplumsal cinsiyetin sadece kadınları değil erkekleri de nasıl etkilediğinden; daha da ileri gidip özel olanın ne denli politik olduğunu birlikte deneyimlediğim kız kardeşlerimden Dr. Bilge Filiz’in yeni çıkan kitabından örneklerle “işsizliğin” bu konudaki algılarımızla nasıl oynadığından bahsedeceğim.

Uzunca süre, birçoğumuz gibi, özel ve politik birbirinden çok farklı kavramlar ve alanlar olarak yer etti zihnimde. Öyle öğrenmiştik. “Kol kırılır yen içinde kalır.” “O senin özelin, aman anlatma!” “Aile arasında olur böyle şeyler.” “Evli çiftlerin arasına girilmez.”

Üniversiteden mezun olup iş hayatının, yalnız yaşamanın, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışmanın zorluklarıyla karşılaşıp umutsuzluğa kapıldım önce fakat  bu sorunları kadınlarla paylaşıldıkça yalnız olmadığımı fark ettim. “Bu sadece benim başıma gelir zaten!” algısı yıkıldı paylaştıkça ve örneğin yalnız yaşamanın neden erkekler için değil de kadınlar için daha zor olduğu, erkeklerin karşılaştıklarından farklı olarak nasıl sorunlarla baş etmeye çalıştığımız üzerine düşünmeye başladık hep birlikte.

Özel Olan Politiktir: Sosyal Medyanın Rolü

Sosyal medyanın aktif olarak kullanılmaya başlanması ile sorunların arkadaş grubumuz veya yaşadığımız coğrafya ile sınırlı olmadığını gördük. Anlattıkça, paylaştıkça kişisel zannettiğimiz sorunların politik kararlardan, toplumsal baskıdan; değişmeyen, değişse de yeterince etkin ol(a)mayan yasalardan kaynaklandığını gördük, yalnız olmadığımızı fark ettik.

Her şeye politik demiyoruz. Özel olan politiktir. Neden, nasıl, örneklerle Ar. Gör. Rasime Eşelioğlu açıkladı. Keyifli okumalar.

Özel hayatlarımızda, ilişkilerimizde yaşadığımız her şey toplumsal anlama ve öneme sahip; günlük yaşamımızı düşündüğümüzde temiz suya, sağlıklı yemeklere, hatta başımızı sokacak depreme dayanıklı bir konuta sahip olmamız veya olamamamız ne derece politik sorunlarsa; sokağa çıkarken, yemek siparişini veya kargoyu almak için kapıyı açtığında ne giyeceğimizi düşünmemiz, “tacize uğramamak” adına harcadığımız çaba da bireysel kararlardan ziyade politik.

Ve Evet… Cinsiyet Rolleri de Politiktir

Evet, cinsiyet denen şey de sadece biyolojik değil, toplumsal ve politik. Bu cinsiyet rollerinin yol açtığı sorunların listesi ise günlük yaşamdan başlayıp iş hayatından örneklerle sonsuza kadar uzuyor:

Partnerlerimizle birlikte yaşadığımız evlerimizde temizlik, yemek ve bunların organizasyonunun biz kadınlardan beklenmesi; aynı iş yerinde çalıştığımız erkeklere karşı gösterilen ekstra tolerans; eril şiddetin içselleştirilmesi ama “eşit işe eşit ücret” verilmesi gerektiğinin içselleştirilememesi…

kişisel olan politiktir kadın erkek gelir eşitsizliği Her şeye politik demiyoruz. Özel olan politiktir. Neden, nasıl, örneklerle Ar. Gör. Rasime Eşelioğlu açıkladı. Keyifli okumalar.

Tacize Uğramamak için Neler Yapıyorsunuz?

Hukuk Fakültesinde girdiğim bir derste öğrencilere günlük hayatlarında tacize uğramamak için ne gibi önlemler aldıklarını sormuştum. Kadın öğrencilerden gece geç saatlerde tek başına dışarı çıkmamak, şehrin tekin olmamakla ünlü yerlerine asla gitmemek, giyeceği kıyafeti gideceği yeri kullanacağı toplu taşıma aracına göre seçmesi gibi örnekler gelirken erkek öğrencilerin bu konuda özel olarak harcadıkları bir mesai yoktu.

Bence en önemli konulardan biri de tacize uğramaları durumunda ne yapacaklarını sorduğumda geleceğin hukukçuları genç kadınların şikayet mekanizmalarına güvenmemeleri ve sessiz kalmayı tercih edecekleri oldu.
Ben de benzer yaşlarda benzer şekilde düşünmeme rağmen, şu anda bu mekanizmalara yeterince güvenmesem dahi şikayet edilmesi ve etkin olmaları için mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyorum artık. Milletvekili olmadığım için yasa yapımında veya hakim-savcı olmadığım için uygulamaya da doğrudan etkim yok fakat anlattığım derslerde, yazdığım makalelerde veya bunların hiçbirini şu an yapamıyor olsam dahi bir arkadaş sohbetinde, bir kadının derdini dinlerken ve onu farklı şekilde düşündürecek bir soru sorduğumda işte o bireysel sorun, toplumsal eşitliği sağlayacak şekilde çözümlendiği veya sorgulandığında toplumu ve politikayı da değiştirmeye bir küçük adım atmış oluyorum.  

Biz kadınlar feminizmi savunurken, anlatırken, akademide veya siyasi platformlarda (yani erkek egemen alanlarda) “yakışıkalmaz” diye kişisel tecrübelerimizden bahsetmekten çekindik uzun süre ama bir tek örnek, bir tek yaşanmış hikaye, teorik bilgilerle sayfalarca anlatmaya çalıştığımızdan daha çarpıcı ve daha ufuk açıcı olmakta çoğu zaman. Ayrıca bu durum feminist teoride “bilinç yükseltme”, “kadın sorusu”, “kadınlık deneyimi” şeklinde yer buldu kendine ve böylece bilim alanında, karar alma mekanizmalarında erkek egemen gözlüklerden kurtulacak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini kadın deneyimlerinden hareketle sağlamış olacağız. Dahası toplumsal cinsiyet rollerinin erkekler için de baskı oluşturan hallerine dikkat çekecek; “erkekler ağlamaz”, “eli ekmek tutacak” veya “eve ekmek getirecek” gibi söylemlerin de karşısında duracağız.

personal is political Özel olan politiktir kişisel olan politiktir Rasime eşelioğlu

Eve Ekmek Getirmek veya Bazen Getirememek

“Eve ekmek getirmek” demişken işsizliğin ne denli büyük ve evrensel bir sorun olduğundan bahsetmemek olmaz. Liyakatin hiçe sayıldığı, torpilin sıradanlaştığı dünyada hem erkekler hem de eşitsiz konumu ile kat be kat daha fazla kadınlar olumsuz etkileniyor bu durumdan.

Sevgili Bilge ile bizi kadın sorunlarının ne denli evrensel olduğu ile yüzleştiren İspanyol arkadaşımız sayesinde tanıştık 2014 yılında ve kendisi bu sorgulamalar ve merak uğruna sınırları aşıp Türkiye ve İspanya üzerine karşılaştırmalı bir saha araştırması yaparak neoliberal bireyin sosyal adalet algısını çarpıcı cümlelerle aktardı kitap haline getirdiği doktora tezinde.

Önsözünde de yer verdiği 28 yaşındaki İspanyol kadın görüşmecinin:

“İçimdeki rahatsızlık benden bir şey istediklerinden değil. Benim yeterince vermediğim duygusundan… Bu baskı yüzünden içimde, ruhumda iyi hissetmiyorum. Bundan kurtulmak çok zor. Dinamiti kendi içime kendim koyduğumun farkındayım.” 

açıklaması politikanın yol açtığı sorunların ne denli iliklerimize işlediğinin bir örneği.

40 yaşındaki bir erkek ise:

“Kapitalist bir dünyada yaşıyoruz ve bu gittikçe vahşileşiyor… Bununla başa çıkmazsınız, yapamazsınız, çünkü nihayetinde medya, politika, sosyal kuruluşlar, Kilise bu işin içinde ve her şeyin üzerinde, onlar sizi işten çıkarır.” 

diyerek bireyin çaresizliğini dile getiriyor.

Türkiye’de yaşayan 16 yaşındaki bir kadın:

“İnsanlarda bir şeyi değiştirmek için güç var. Bayan olsam bile o güç bende de var eminim…” 

diyerek içselleştirdiği eşitsizliğe rağmen bireylerin politikayı değiştirecek güce sahip olduğunun farkında.

Yine Türkiye’de yaşayan 45 yaşındaki kadın ise tüm yazılanları özetlercesine:

“Babam okula göndermedi. Önce baba lazım sana destek. Başka konularda destekti de eğitim yönünden hani değildi... Gidemedim maalesef o da bitti. Şu an emekliliğim gelirdi ve ben kocama muhtaç yaşamazdım. Bunların hepsi içimde bir yara... Eşimle problemlerim oldu. Çalışmamı istemedi. Biliyorsunuz erkekler biraz kadının çalışmasına hoş  bakmıyorlar. Laflarının yürümediğini düşünüyorlar. Kadının özgür olmasını istemiyorlar, ayaklarının üzerinde durmasını... Benim gittiğim yer eğitim kurumuydu mesela. Kaldıramadı adam. Yani göz önünde olmamı kaldıramadı. Çok da güzel bir işim vardı. Çok da güzel maaş alıyordum. Olmadı, bıraktım. Zaten ev dağılacak yani. Sen benim için 10 yıl önce bitmiştin zaten diyor. Niye, ne yaptım? dedim.  İşe girdin diyor. Bitiş sebebim oymuş yani 10 yıl önce. Bu çok acı bir şey, çok acı bir şey.” 

cümleleri ile sarsıyor okurları ve devamını okumaya, daha çok sorgulamaya, kendi hayatına ve dönüp çevresindekilere bakmaya teşvik ediyor.

 İyimserlik Gözlüğü ile Son Bir Değerlendirme

Son olarak,  “iyimserlik gözlüğümü” takıp politikalar özel hayatımızı nasıl etkiliyorsa, özel hayatlarımızdaki ufacık bir ışık da politikayı değiştirmeye dönüştürmeye etki ediyor diye umut aşılamak, bana ilham veren kadınlara ve eşitsizliğin farkında olup bunun değişmesi için çaba harcayan erkeklere teşekkür etmek istiyorum serbeststil’in her şeye rağmen umudunu kaybetmeyen yazarı olarak.

umudunu kaybetme birlikte güçlüyüz özel olan politiktir kişisel olan politiktir.

Ayrıntılı okuma yapmak isteyenler için öneriler: 

Hukuk ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları:  https://www.seckin.com.tr/kitap/591374674

Catharine A. MacKinnon, Feminist Bir Devlet Kuramına Doğru: https://www.kitapyurdu.com/kitap/feminist-bir-devlet-kuramina-dogru/51178.html

Serpil Sancar, Erkeklik İmkansız İktidar: https://www.idefix.com/Kitap/Erkeklik-Imkansiz-Iktidar/Serpil-Sancar-Usur/Arastirma-Tarih/Sosyoloji/urunno=0000000297718

Bilge Filiz, Neoliberal Birey ve Sosyal Adalet Algısı: https://www.babil.com/neoliberal-birey-ve-sosyal-adalet-algisi-kitabi-bilge-filiz

Rasime Eşelioğlu’nun önceki yazısı için buraya:

Full 1
Rasime eşelioğlu
PANDEMİNİN DOLU TARAFI:
Karantina ve İyimserlik
Full 1

Son Yazılanlar: