Öteki Çocuk

Şirin ŞİNİKÇİ

Psiko. Bilm. Uzm. ve Psikoterapist 

Öteki, ötekileştirme, ‘öte’ dekiler, ‘biraz öte git’ler ve daha niceleri… Bu sözcükler son zamanlarda günlük söylemlerde sıkça kullanılır oldu. “Öteki sözcüklerin” sıkça kullanılması, ötekileştirmenin de yaygın olarak eylemde vücut bulduğunu da gösterir bize maalesef. “Maalesef” diyorum çünkü ‘öteki’leştirmenin temelinde o veya bu sebepten dolayı farklı olduğu için kişinin dışlanması, yok sayılması vardır. Veya en iyi ihtimalle kişi ‘var’ kabul edilir ama ‘var’ olmanın içine bir tutam ‘hor görme’, bir tutam ‘yabancı’ görme, hadi biraz daha ileri gidelim bir kepçe de ‘düşman’ olarak görme katılır. Bu şekilde algılanan kişinin veya kişilerin haleti ruhiyesinin çok iyi olamayacağı aşikar. 

Kim bu öteleyelenler?

Peki bu ‘iteleyen’, ‘öteleyen’  grubun bakış açısındaki problem nerede? Problem, farklılıkları sevmemekte, zenginlik olarak görmemekte, sorun olarak görmekte yatmaktadır. Farklılığı sevmeyen ve sorun olarak gören aslında biraz cahil, biraz korkak, biraz bağnaz ve biraz da tembeldir. 
öteki çocuk şirin şinikçi
Nedir öteleyenlerin, iteleyenlerin farklı renklerle alıp veremediği?

Neden mi?

Ötekileştiren;

Kendi alışık olduğu düzen içerisinden çıkmaktan korktuğu için ‘korkak’, farlılıklardaki öğrenilmesi ve alınması gerekenleri görmediği için ‘cahil’, sadece kendi düşünce ve yaşam tarzını doğru ve güzel bulduğu için ‘bağnaz’ ve tüm bunları değiştirmek için harekete geçmediği için de ‘tembel’dir. 

Öteki Çocuk Olmak

Ötekileştirilen kişi çocuk olduğunda ise konuya iyice bir düşünmek ve kafa yormak gerekir. Zira ‘öteki’leştirme ne kadar zalim, gaddar, komplike ve stratejikse; çocuk ve çocuk olmak ise tüm bunlara tezat o kadar saf, hesapsız kitapsız, masum ve bakirdir.

öteki çocuk şirin şinikçi

Çocuklar göreli olarak zaten yetişkinlere göre savunmasız, henüz büyümemiş, belli yetkinlikleri edinememiş kısaca fiziksel, bilişssel ve duygusal olarak ‘eksik’ oldukları için her halükarda ‘azınlık’ grubunda yer almaktadırlar. Bunun içindir ki zaten çocuk olmak özel bir grup olduğu için  Amerika’da ve Avrupa’da Çocukluk Sosyolojisi isimli yeni bir çalışma alanı vardır. 

Bu doğal azınlık gruba bir de rengi, etnik kökeni, ırkı ya da daha farklı pek çok özelliğinden dolayı tekrar ve tekrar azınlık haline getirmek çocuğa ve çocukluğa yapılacak olan en büyük kıyımlardan biridir. 

Öteki Çocuk ve Politikleştirilen Çocukluk

Çocukluğun politikleştirilmesi bir çocuğun dilendirilmesinden ya da fuhuşa zorlanmasından çok da farklı değildir. Çocukluk etkili bir öznedir.  O yüzdendir ki zaten herhangi bir problemden dolayı ruh sağlığı uzmanına gittiğinizde mutlaka çocukluğunuzla ilgili sorular sorar, o dönemi anlamaya çalışır. Bu etkili öznel yapıyı kişinin kendisine ve ülkesine fayda getirecek şekilde oya gibi işlemek varken, yetişkinlerin yetişkin zekasıyla ürettikleri sosyal problemleri çocuk bedenlere, akıllara ve duygulara ödetmekteyiz.

Öteki Çocuk: Kısır Döngü

Bu kinle büyüyen çocuk yetişkin olup hayata atıldığında elindeki gücü fayda yerine zarar için kullanmaya başlar. Ve bunun için de yeniden, ayrıca ve tekrar dışlanır, hor görülür ve ötekileştirilir.

öteki çocuk şirin şinikçi

Bu kısır döngüyü kırmak zor olmakla birlikte, en büyük panzehir yetişkin eliyle oluşturulan ve yine ancak bir yetişkinin baş etme becerileriyle  üstesinden gelinebilen sosyal ve politik problemlere çocukları maruz bırakmamakta yatmaktadır. Çocukluk makro boyutta bir sınıf,   bir ‘sosyal problem’ olarak değil, kendi özerk kültürü ve sosyal dünyası olan bir reailite olarak kabul edilmelidir. Mikro boyutta ise  cinsiyet, ırk, etnik köken, cinsel yönelim, engellilik ve tüm kültürel yönelimlerin dışında farklılaşmamış bir ‘insan’ olarak  görmek gerekir.  Geçmiş yaşantılara göre çocukluk ve çocuk olmak daha görünür olmakla birlikte hâlâ yetişkinlerin problemlerine maruz kalmakta ve bunun bir uzantısı olarak kullanılmaktadır.

öteki çocuk şirin şinikçi

“Öteki” olma hissini belki de en fazla yaşayan grup ise içinde bulunduğu farklılıklardan dolayı da azınlıklardaki çocuklar hissetmektedirler. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinde de belirtildiği gibi insanlık sahip olduğu en iyi şeyleri çocuklara vermekle yükümlüdür.  

Çocukların her şeyin en iyisine, en güzeline sahip olduğu bir dünyada yaşamak dileğiyle…

Şirin Şinikçi ile geçtiğimiz ay çocuk psikoloji hakkında yaptığımız söyleşiyi okumak için:

Şirin Şinikçi Kimdir?

Son yazılanlar: