Koronavirüsün (Corona) Sağlığımız Üzerindeki Dolaylı Etkileri

Arda Tunççekiç

Bu yazımızda COVID-19 hastası olmayan bireyler olarak, koronavirüsün dolaylı etkileri üzerinde düşünerek bunların çözümlerine bakacağız.

Dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de koronavirüs salgını nedeniyle sokağa çıkma yasağı uygulanmadığı günlerde bile birçok insan gününü evinde geçiriyor. Haksız da sayılmazlar, haberlerde virüse nasıl yakalandığını anlamayan insanların hikayelerini dinliyoruz. Bir aydan fazla süredir evde yaşayan, sadece 3-4 kere markete giden veya sadece arabayla 1-2 kere dışarı çıkıp geri dönenler yine de koronavirüse yakalandıklarını şaşkınlıkla anlatıyorlar.

Koronavirüs ile enfekte olup COVID-19 hastası olursak hangi semptomları gösterebileceğimizi artık biliyoruz. Bu konuda uzmanlar tarafından yazılan pek çok tıbbi makale var. Peki COVID-19 hastası olmayan bireyler olarak koronavirüsün sağlığımız üzerindeki dolaylı ve olumsuz etkileri nedir?

Ertelenen Sağlık Hizmetleri ve Mevcut Kronik Hastalıklar

Mevcut kronik hastalıklar

Koronavirüs vakaları 1-2 ay içerisinde azalmaya başlasa bile sosyal ve ekonomik etkilerinin daha birkaç yıl devam edeceği düşünülüyor. Örneğin birçok kişi koronavirüs kapmamak için rutin olarak almakta olduğu sağlık hizmetlerini erteledi ve mümkün olduğunca hastaneye gitmek istemiyorlar.

Sadece rutin check-up’lardan veya zaruri olmayan burun estetiği ameliyatlarından bahsetmiyoruz. Örneğin romatoid artrit hastası olanlar veya kalp hastası olanlar da rutin kontrollerini, tahlillerini koronavirüs sebebiyle ertelemiş durumdalar.

Fakat unutmamak gerekiyor ki bu salgının etkisi aylarca devam edecek. Hayatınızı riske atacak bir hastalığınız varsa ve bununla ilgili sizi rahatsız eden belirtiler başlamışsa doktorunuzu görmeyi ertelememek daha doğru. Zira koronavirüse yakalanma ihtimali sebebiyle mevcut hastalığınız için bir şey yapmazsanız, hastalığınız geri dönüşü olmayan safhalara ilerleyebilir.

Hastanelerin E-konsültasyon Hizmetleri

E-konsültasyon hizmetleri

Pek çok hastane, koronavirüs sebebiyle online konsültasyon hizmeti vermeye başladı. Hastaneye gitmekten çekiniyorsanız güvendiğiniz hastanelerin e-konsültasyon hizmetlerinin olup olmadığını sorabilir, hastaneye fiziken gitmeden önce doktorunuzla internet üzerinden görüşme yapabilirsiniz. Doktorunuz fiziki muayeneye ihtiyaç duymanız halinde sizi hastaneye davet edebilecek, hastaneye gitmenizi gerektiren bir durum yok ise sizi uzaktan yönlendirecek, belki ilaçlarınızın dozunu ayarlayacaktır.

Düzenli Kullanılan İlaçlar ve Evde Bakım Hizmetleri

Evde bakım hizmetleri

Düzenli olarak ilaç kullananlar (örneğin antikoagülanlar) için de hepimizin bildiği gibi kan değerlerinin düzenli olarak kontrol edilmesi oldukça önemli. Eğer evden dışarı çıkarak hastaneye veya laboratuvara gitmeye çekiniyorsanız evde bakım hizmeti veren sağlık kurumlarından faydalanmanız doğru bir karar olacaktır.

Daha önce hizmet almakta olduğunuz sağlık kurumlarının internet sitelerinden bilgi edinebilir veya telefon ile kendilerine danışabilirsiniz. Eve gelen hemşire veya doktor evinize girmeden önce maske, eldiven, önlük gibi kişisel koruyucu ekipmanını giyecek ve gerekli önlemleri alacaktır. Bu durumda olan hastaların “Ağrılarıma biraz daha dayanayım, birkaç hafta sonra geçer bu durumlar” demek yerine evde bakım hizmetlerine başvurmaları daha makul bir çözüm olabilir.

Alkol Tüketimindeki Artış

Koronavirüsün dolaylı etkileri - Alkol tüketimindeki artış

Koronavirüs salgınıyla birlikte gelen karantina uygulamaları nedeniyle alkollü içecek satışlarının oldukça arttığını biliyoruz. İnsanlar büyük ihtimalle evde vakit geçirirken oyalanmak için, sıkılmamak için alkol tüketimi arttırmış durumdalar.

Bu arada alkolün virüslere karşı koruyucu etkisinin olduğunu düşünenler olsa da, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu bilginin asılsız olduğunu, tam aksine salgın döneminde alkol tüketiminin bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ifade ediyor.

Haftada bir iki kadeh şarabın fazla etkisi olmadığı düşünülse de, günlerce veya haftalarca yüksek dozlarda alkol kullanmak bağışıklık sistemini baskılıyor. Unutmayın, koronavirüs ile enfekte olursak güçlü ve zinde bir bağışıklık sistemine her şeyden çok ihtiyacımız olacak. Bu sebeple alkol tüketimini ya sınırlı tutmak ya da hiç kullanmamak doğru bir tercih. DSÖ tarafından alkol tüketimi hakkında yapılan bilgilendirmeyi buradan okuyabilirsiniz. Alkol tüketimi yüksek olan bireylerde koronavirüsün pnemoni riskini arttığını gösteren araştırmaların da mevcut olduğunu ekleyelim.

Son olarak, alkolün tek başına evde kalanlar üzerinde olumsuz psikolojik etkileri arttırabileceği de düşünüldüğünde, bu günlerde alkolden olabildiğince uzak durmanın, en azından aşırıya kaçmamanın faydalı olacağı kanaatindeyiz.

Hareketsizlik

Koronavirüsün dolaylı etkileri - Hareketsizlik

Tüm gün evde oturarak hem kaslarımızı daha az kullanıyoruz, hem de çok az miktarda kalori harcıyoruz. Hareketsizliğin kas kaybına neden olduğunu, kemik yoğunluğuna da olumsuz etkisi olduğunu biliyoruz.

Hareketsizliğe karşı; ekstra ağırlık veya alet gerektirmeden de yapılabilen mekik, şnav, çömelme türünde hareketlerle kaslarımızı çalıştırabiliriz. Telefonumuzda bu tür hareketleri gösterip yaptıran uygulamalar olduğu gibi, Youtube üzerinde de videolu antrenmanlar mevcut.

D Vitamini Eksikliği

Güneş

Vücudumuz D vitaminin vücuttaki aktif formu olan 1,25-Dihidroksivitamin’in çoğunu güneş ışınlarını sentezleyerek oluşturuyor. Bunun için (beyaz tenli insanların) vücudun %8’lik bir kısmının günde yarım saat kadar bile güneş görmesi yeterli. Fakat günün çoğunu kapalı ortamda geçirdiğimiz bu günlerde yeterince güneş göremediğimizden D vitamini seviyemiz normalden düşük olabilir.

Neden D Vitaminine İhtiyacımız Var?

D vitamini genelde kemik erimesine karşı önemli bir vitamin olarak bilinir. D vitamini eksikliğinde kalsiyum kemiklerde tutunamaz ve kemik erimesi başlar, kırık oluşma riski de artar.

D vitamini bağışıklık sisteminin normal fonksiyonlarını sürdürebilmesi için de gereklidir. Bu nedenle, D vitamini seviyesi düşük olan kişilerin bağışıklık sistemi potansiyel gücünü tam olarak kullanamayacaktır.

Eğer yeterince güneş göremediğinizi düşünüyorsanız, bağışıklık sisteminizin tam kapasite çalışabilmesi için doktorunuza D vitamini takviyesi almayı danışın.

Ne Kadar D Vitaminine İhtiyacım Var?

İngiltere Kamu Sağlığı Kurumu (Public Health England, PHE), herkesin sonbahar ve kış aylarında günlük 10 microgram Vitamin D takviyesi almasını öneriyor. İngiltere’nin Türkiye’ye göre daha kuzeyde bir ülke olduğunu, daha az güneş aldığını düşünebiliriz. Fakat PHE’nin bu önerisi tüm güneşe çıkmayanlar, kapalı mekanlarda yaşayanlar için geçerli.

Ayrıca ilerleyen yaşla birlikte güneşten alınabilen D vitamini miktarı da 3-4 kat azalmaktadır.

Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsünde yayınlanmış bir başka çalışma, D vitamini desteğinin Influenza (grip) ve COVID-19 enfeksiyonu durumunda ölümlerin azaltılabileceği yönünde görüş belirtiyor.

Yalnızlık

Koronavirüsün dolaylı etkileri - Yalnızlık

Koronavirüsün dolaylı etkileri olarak düşünülmesi gereken bir diğer konu da yalnızlık. Bu dönemde gerçek bir karantina uygulaması yaparak kendini tek başına eve kapatanların olduğunu biliyoruz. Bu şekilde davranarak koronavirüs ile karşılaşma riski önemli ölçüde azalsa da yüksek tempoda geçen bir hayattan sonra aniden tek başına eve kapanmak psikolojik açıdan hiç de kolay değil.

Yalnızlık nedeniyle depresyon, endişe gibi olumsuz duygulara kapılmak olası. Bu sebeple, koronavirüsün yayılmasını engellemek için “sosyal mesafe” olarak adlandırılan uygulamayı aslında “fiziksel mesafe” olarak nitelendirmekte fayda var.

Koronavirüsün dolaylı etkileri - Sosyal bağlantılar

Önemli olan birçok farklı insanla fiziksel temasta bulunmamak. Diğer yandan arkadaşlarımızla fiziksel olarak yan yana bulunamasak da iletişim araçlarıyla sosyalleşmeyi ihmal etmemek.

Unutmayın ki koronavirüs sebebiyle evde tek başına kalan bir tek siz değilsiniz. Bu dönem uzun zamandır iletişim kurmadığımız arkadaşlarımızla iletişime geçerek sosyalleşmek için ideal. Ayrıca bu dönemi hobilerinize, kitap okumaya, merak ettiğiniz bir konuyu araştırmaya da ayırabilirsiniz.

Sonuç olarak çoğunlukla evde yaşadığımız bu dönemi hem koronavirüse yakalanmayarak, hem de koronavirüsün dolaylı etkilerini azaltıcı önlemler alarak, fiziksel ve ruhsal sağlığımızdan ödün vermeden geçirmemiz mümkün. Kim bilir, belki de koşuşturma ve bir şeyleri erteleme ile geçen onca yıldan sonra bir süre evde kalmak ve ihmal ettiklerimize zaman ayırmak o kadar da kötü değildir?

Koronavirüsün dolaylı etkileri ve koronavirüsten sakınmak elimizde. Herkese sağlıklı günler dileriz.

Son Yazılar