Türkiye’de Bir Hasta Hakkını Nasıl Arar? Ceza Hukuku Kapsamında Yol Haritası

Av. Begüm FEYZİOĞLU

Sağlık hizmetinde uyulması gereken temel ilkeler ve hasta hakları 1.08.1998 tarih ve 23420 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği’nde detayları ile düzenlenmiştir. Hasta hakkının; insanca yaşama, maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının bir yansıması olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Peki hasta hakkı ihlal edilen bir kişi veya duruma göre bu kişinin yakını, Türkiye’de hangi hukuki yollara başvurabilir? Hakkını nasıl ve hangi kurumlar aracılığıyla arar?

Hasta hakkı ihlal edilen hastanın veya duruma göre hasta yakınının başvurabileceği hak arama yolları, mevzuatımızda üç ana başlıkta incelenebilir.

  • Bunlardan ilki Ceza Hukuku’nda tanımlanan yollardır.
  • İkincisi, Borçlar Hukuku ve Tazminat Hukuku’nda tanımlanan yollardır.
  • Son olarak da sağlık hizmeti sunucularının tabi oldukları meslek kuralları ve disiplin kuralları bulunmaktadır.

Sırayla bu hakların nasıl ve hangi kurumlar aracılığıyla kullanılabileceğini inceleyeceğiz. Öncelikle Ceza Hukuku kapsamında hak arama yollarını ele alacağız.

CEZA HUKUKU KAPSAMINDA HAK ARAMA YOLLARI

Başvuru Nereye Yapılacaktır?

  • Hekimin veya diğer sağlık çalışanlarının kusuru ya da ihmali sebebiyle zarar gören hastalar veya duruma göre hasta yakınları sağlık personelinin cezai sorumluluğuna dayanarak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilirler.
  • Cumhuriyet Başsavcılığı haricinde kolluk kuvvetlerine de şikayette bulunmak mümkündür.

Başvuru Kim Tarafından Yapılacaktır?

  • Hasta hayatta, reşit ve akıl sağlığı da yerindeyse Cumhuriyet Savcılığına şikayeti bizzat yapmalıdır.
  • Hastanın reşit olmaması veya akıl sağlığının yerinde olmaması halinde Cumhuriyet Savcılıklarına şikayet hastanın velisi ya da kanuni temsilcisi tarafından yapılacaktır.
  • Hastanın hayatta olmaması halinde, Cumhuriyet Savcılıklarına şikayet suçtan zarar gören yakınları tarafından yapılacaktır.

Başvurunun Hukuki Dayanağı Nedir?

Hasta veya hasta yakını hekimin veya diğer sağlık personelinin kusuru veya ihmali sebebiyle fiziksel veya manevi olarak zarar gördüğü hallerde en sık karşılaşılan suç tipleri aşağıda sayılmıştır:

Hastanın hayatta olması halinde:  

  • Taksirle yaralama suçu (TCK madde 89)

Taksirle Yaralama

Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Vücudunda kemik kırılmasına,

c) Konuşmasında sürekli zorluğa,

d) Yüzünde sabit ize,

e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.

(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.

Hastanın ölmüş olması halinde:

Taksirle öldürme suçu (TCK madde 85)

Taksirle öldürme

Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Şikayet Süresi Nedir?

Taksirle yaralama suçu temelinde bir şikayet yapılacak ise, şikayet süresi 6 aydır. 6 ay içerisinde şikayet yapılmadığı halde, sonradan Cumhuriyet Savcılığına başvurulması halinde soruşturma yapılması mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla ölümlü olmayan hasta vakalarında 6 aylık şikayet süresine riayet edilmesi, hak kaybı yalamamak açısından önemlidir. 6 aylık şikayet süresi mağdur için kendisine zarar veren fiili ve sorumlu kişiyi öğrenmesinden itibaren başlayacaktır.

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar

Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.

(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.

(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.

(5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.

(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.

(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.

Yalnızca Hekim Hakkında mı Suç Duyurusunda Bulunulabilir?

Hayır, yalnızca hekim hakkında değil, hastanın hakkını ihlal eden tüm sağlık personeli hakkında suç duyurusunda bulunulabilir. Ancak uygulamada tanı ve tedavi sürecini hekim yönlendirdiği için sıklıkla hekimler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu görmekteyiz.

Şikayet Yazılı mı Sözlü mü Olmalıdır?

Şikayet bir dilekçe ile yapılabileceği gibi, sözlü olarak Cumhuriyet Savcısı önünde de yapılabilecektir. Sözlü olarak yapılacak şikayet Cumhuriyet Savcısı tarafından yazılı tutanağa bağlanacak ve ilgiliye imzalatılacaktır.

Şikayetin dilekçe ile yapılacak olması halinde, dilekçede yer alması gereken bilgiler aşağıdaki gibidir:

  • Şikayetçinin kimliği ve adresi
  • Şikayet edilen sağlık personelinin kimliği, uzmanlık alanı, adresi
  • Şikayet edilen olay ile ilgili somut deliller (örneğin hastaneden alınan raporlar, muayene notları, tetkik sonuçları vb.)

Devlet Hastanelerinde Çalışan Sağlık Personeli Açısından Özellikli Durumlar Var mıdır?

Evet, kamu personelinin soruşturulması doğrudan yapılamayacaktır.

Devlet hastanelerinde çalışan sağlık personelinin görevi sebebiyle işledikleri suçlardan ötürü yargılanması için savcılık tarafından soruşturma veya mahkeme tarafından kovuşturma yapılabilmesi için sağlık personelinin çalışmakta olduğu kurumdan soruşturma izni verilmiş olması gerekmektedir.

Savcılık soruşturma izni alınması gereken bir şikayet ile karşılaştığında, şikayet edilen kişinin çalıştığı idari kurumdan soruşturma izni almaksızın soruşturmaya başlayamayacaktır. İşlendiği iddia edilen suç ile ilgili bir soruşturma numarası verecek, kaybolma ihtimali olan delilleri toplayacak, acil tedbirleri alacak ve şüphelinin bağlı olduğu idari kuruma başvurarak soruşturma yapmak için izin talep edecektir. İzin alınmadan kamuda çalışan sağlık personelinin ifadesinin alınması mümkün olmayacaktır.

Savcılığa Suç Duyurusunda Bulunduktan Sonra Süreç Nasıl İşleyecektir?

İhtimal-1: Savcının dosyayı incelemeye değer bulmaması

Cumhuriyet Savcısı fiilin suç oluşturmadığını hiçbir ek incelemeye gerek duymaksızın açıkça anlıyor ise veya ihbar veya şikayet soyut nitelikte ise, bu durumda doğrudan soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verir.

İhtimal 2: Savcının dosyayı incelemeye değer bulması

Savcının dosyayı incelemeye değer bulması halinde, ihbar veya şikayete konu dosyayı çalışacak, delilleri toplayacak, gerek görmesi halinde ilgili kişilerin ifadelerini alacaktır.

Yaptığı hazırlık çalışması sonrasında, Cumhuriyet Savcısı şikayet edilen eylemde suç unsuru tespit edebilir ya da tespit etmeyebilir.

  • Suç unsuru tespit etmesi halinde; Cumhuriyet Savcısı İddianame hazırlayarak ilgili sağlık personelinin cezalandırılmasını kamu adına talep edecektir. İddianamede şüpheli sağlık personelinin kimliği, var ise avukatının kimliği, suçtan zarar görenin kimliği ve var ise kanuni temsilcisi, şikayetin yapıldığı tarih, yüklenen suç ve uygulanması önerilen kanun maddeleri, yüklenen suça ilişkin detaylar, deliller yer alacaktır. İddianame görevli ve yetkili mahkemeye hitaben yazılacaktır. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde yargılama aşamasına geçilecektir.
  • Cumhuriyet Savcısı şikayete konu olan olayda herhangi bir suç unsuru tespit etmez ise; kovuşturmaya yer olmadığı kararı verecektir.
  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, şikayette bulunan kişiye ya da kanuni temsilcisine tebliğ edilecektir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı’na İtiraz Edebilir miyim?

Evet, kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itiraz yolu açıktır. Karar ilgiliye tebliğ edildikten itibaren 15 gün içerisinde itiraz yoluna gidilmelidir. İtiraz kararı veren Cumhuriyet Savcısının bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğidir. İtiraz edilecek olması halinde, destekleyici deliller dilekçe ekinde mutlaka yer almalıdır.