Ersen Tunççekiç: Işık Tasarımında bir Duayen

Ersen Tunççekiç

Röportaj: Arda Tunççekiç


1939 yılı İstanbul doğumlu Ersen Tunççekiç’in Devlet Tiyatrolarındaki uzun süreli hikayesi önce birkaç oyunda yer aldıktan sonra kurum içi eğitim alarak “Işık Tasarımcısı” olarak devam etmiş.

Çok sayıda tiyatro oyununun ışık tasarımını yapan Ersen Tunççekiç’in çalıştığı oyunlar arasından büyük izleyici kitlelerine ulaşmış olan Bernarda (2019), Lüküs Hayat (2019),  Suç ve Ceza (2018), Bir Şehnaz Oyun (2017), Çamaşırhane (2016), Töre (2015), Aslan Asker Şvayk (2015), Jeanne D’arc’ın Öteki Ölümü (2014), Troyalı Kadınlar (2013), Doyçland (2013), Kösem Sultan (2012), Memleketimden İnsan Manzaraları (2012), Keşanlı Ali Destanı (2011), Gılgameş (2010), Galilei’nin Yaşamı (2009), Üçkağıtçı(2008), Narnia Günlükleri (2006), Kuvay-I Milliye (2005), Hamlet (2004), Ghetto (2003), Yer Demir Gök Bakır (2002), Üç Kuruşluk Opera (2001), Deli Dumrul (1990), Afife Jale (1988) gibi oyunları örnek verebiliriz.

Gılgameş
Gılgameş
Lüküs Hayat
Lüküs Hayat

1991-1992, 1996-1997 ve 2001-2002 sezonlarında, Ankara’nın en köklü ve saygın sanat kurumlarından olan Sanat Kurumu’nun en iyi ışık düzeni ödülüne layık görülen Ersen Tunççekiç, Devlet Tiyatroları’ndan 2004 yılında emekli olduktan sonra da kendisinden çeşitli tiyatrolarda ışık tasarımı yapması istenmiş. Hem Devlet Tiyatrolarında hem de Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında görev almaya devam etmiş. Yurt dışında da Devlet Tiyatroları’nın Almanya, Azerbeycan, Fransa, Yunanistan, Yugoslavya’da sergilenen oyunlarında görev almış. Kendisi halen gelen ricaları geri çevirmemeye çalışmaktadır.


Ersen Bey, sizi biraz tanıyabilir miyiz? Neden ışık tasarımcılığı?

Sanatçı bir aileden olduğumu söyleyebilirim. Annem Ankara Radyosunda, kardeşlerim Devlet tiyatrolarında idi.

Vedia Tunççekiç
Vedia Tunççekiç (1914-1982)

Kardeşlerimden ikisi (Gülsen Tunçekiç ve Gül Tunççekiç) tiyatro oyuncusu, biri de balerindi (Gülcan Tunççekiç). Ben de önce çocuk tiyatrosunda küçük roller alarak başladım ve böylece sahnenin tozunu yuttum.

Ersen Tunççekiç, yoklar dağındaki nar. Çocuk oyunu.
Yoklar Dağındaki Nar – 1962 – Ersen Tunççekiç

Fakat konservatuvar imtihanını kazanamadım. Ben de o zaman bana uygun olduğunu düşündüğüm ışık uzmanlığına yöneldim. Böylece kapıdan almadılar ama bacadan girmiş oldum. Zaman içinde hem çalıştık, hem eğitim aldık ve 1983 yılında ışık dekoratörü ünvanını aldım. Sahnede oyuncu olarak oldukça kısa bir dönem yer almış olsam da bu bana olayın sahne tarafından, oyuncu tarafından da nasıl göründüğü fikrini vermiş oldu.

Işık tasarımı nedir? Bir tiyatro oyununda ışık tasarımı nasıl yapılır? Bir oyunu sahneye koymadan önce hangi aşamalar olur?

Bir tiyatro ışık tasarımcısı;  yönetmen, koreograf, dekor ve ses tasarımcısı ile ortak çalışarak, oyunlardaki sahnelerin atmosferini oluşturur, dekor ve kostüm tasarımıyla birlikte oyuncuların içinde hayat bulacağı ortamı yaratır. Hareket katar, önemli olan yerleri vurgular, dikkat çeker, yeri gelir seyirciyi şaşırtır.

Işık tasarımcısının ilk yapması gereken iş, öncelikle oyunun metnini dikkatlice okumak. Oyunun metnini okurken notlar çıkartıp, sahnelerdeki ortamın, ambiansın nasıl olacağını kurgularım. Vurgulamak istediğim noktalar varsa onları çıkartırım. Sonrasında bu notları yönetmenle, koreografi, dekor, ses ve kostüm tasarımcılarıyla görüşerek sahne geçişlerini, ne zaman ne yapmak istediğimizi konuşur, senkronizasyonu sağlarız. Işıkla dekorun, koreografinin, kostümlerin ve sesin uyumu çok önemli. Bu tasarımcılar kendi görüşlerine, düşüncelerine göre tasarım yapabilirler ama birbirimizle irtibatta olmazsak oyunda bütünlük sağlayamayız. Bundan dolayı ekip uyumlu olmalı, birlikte çalışmalı. Örneğin ses tasarımcısı ile senkronize olmamız şu açıdan önemli, ses ve ışığın aynı anda değişmesini sağlamamız gereken anlar oluyor. Ve yapılan her şey yönetmenin aklından geçenlere uygun olmalı.

Provalar başladığında, provaları  izler, yine notlar alır, yine yönetmenle ve diğer tasarımcılarla görüşerek düşüncelerimizi paylaşır, neyi nasıl yapmak istediğimizi birbirimize aktarırız. Bu sırada kendime bir çalışma yolu da belirlemiş olurum. Işık, ses, dekor, kostüm gitgide belirgin hal alır. Örneğin marke dekordan ana dekora geçildikten sonra bu dekor kullanılarak provalar yapılmaya başlanır. Tasarlandığı şekilde oyuncu merdiveni çıkabiliyor mu, pencereden sarkabiliyor mu, kapıdan geçebiliyor mu vs bunları görürüz. Dekor netleştikçe projektörlerin konumu da netleştirilir.

Sonra artık tasarımı kaydetmeye başlarız. Işıklar, oyun provada nasıl oynanıyorsa çıplak sahnede çalışılarak kumandaya-bilgisayara kaydedilir. İlk ışıklı prova sonrasında yine notlar alınır, ufak düzeltmeler yapılır. Ve son halini almış olur. Ama yönetmen ihtiyaç duyarsa sahne sahne prova yapabilir.

Projektörler kumanda bağlantılı olduğu için hepsini aynı anda daha önceden kaydetmiş olduğumuz konuma, ışık seviyesine ve rengine getirmek kolay oluyor. Kumanda bilgisayarından komut verildiği an, ki bunları sıralı şekilde giriyoruz, bir sonraki ışık tasarımına tek tuşla geçilebiliyor. Oyun sahneye konulduktan sonra kumandaki arkadaşımız da bu görevi üstleniyor. Bu aşamadan sonra ben de birkaç kere oyunu izliyorum, sadece çok gerekli gördüğüm durumlar olursa bazı küçük düzeltmeler yapabiliyorum. Ama artık bu noktada konuşulanların dışına çıkmamak gerek, oyuncuların konstantrasyonunu da çok bozmamak lazım.

Işık tasarımında kullanılan ekipmanlardan biraz bahsedebilir misiniz? Projektörleri biliyoruz, bunun dışında ne tür ekipmanlar kullanılır?

Efekt projektörleri var; yerine göre yıldızlar, kar tanecikleri, yangın, su, bulut, yağmur efekti kullanmak isteyebiliyoruz. Projeksiyon makineleri kullanarak da göstermek istediklerimizi sahneye yansıtabiliyoruz, örneğin fotoğraflar, sanatsal içerikli resimler, desenler kullanabiliyoruz. Aplikler, ultraviyole ışık, sis makinesi gibi ekipmanlar da aklıma gelenlerden. Lazer de kullanılabiliyor ama klasik tiyatro oyunlarında kullanmayı tercih etmiyorum.

Mesleğinizin zorlukları nelerdir?

7×24 çalışmak gerekebilir, oyun öncesinde gece gündüz çalışmak gerekebilir. Hasta olma şansınız yoktur, kendinize iyi bakmanız gerekir.  Sinema gibi değil, oyun sırasında hata yapamazsınız, geri alamazsınız. Yönetmen ve diğer tasarım ekibiyle uyum sağlamak için dikkatli olmak, iyi anlamak ve efor harcamak gerek. Yönetmenin altını çizmek öne çıkartmak istediği sözlere, yerlere dikkat etmek gerekir.

En zorlandığınız oyun hangisi?

Oyun adı vermiyim ama bir kere bir yönetmen arkadaşla uyuşamadık, üzerine sabaha kadar yapılan provanın kayıtları silindi. Teknisyen arkadaşlar bunu sabah “maalesef kötü bir haberimiz var” diye ilettiler. Oyunun sahneye konulmasına çok az zaman kalmasına rağmen doğru dürüst çalışma zamanı bulamadık.  Neyse ki oldukça zorlanmamıza rağmen üstesinden geldik, zor da olsa yetiştirdik.

Çalışmaktan en çok zevk aldığınız oyun? Diğerlerinden farkı ne idi?

Gılgameş adlı oyunda yönetmen Işıl Kasapoğlu ile çalıştık. Her oyunda tasarladıklarımızın çoğunu yapma şansımız olmuyor, bu oyunda sağolsun aklımdakilerin tamamına yakınını gerçekleştirme şansım oldu. Oyun da ışık çalışmasına müsaitti. Ekip uyumu, herşey çok iyidi.

Bu alanda çalışmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz ne olabilir?  Herkes ışık tasarımcısı olabilir mi?

Öncelikle sanatsal açıdan bakabilmek, değişik açılardan bakabilmek, yaratıcı olabilmek, hissedebilmek gerekiyor. Sanatsal bakışa sahip olanlar için teknik açıdan da donanımlı ve ilgili olmak gerek. Kullanılan ekipmanları bilmek, nerede neyin nasıl kullanılabileceğini, hangi ekipmanın en uygunu olduğunu bilmek önemli. Tabi her meslekte olduğu gibi burada da insanın önce mesleğini, tiyatroyu sevmesi lazım ve tekrar sevmesi lazım. E tabii bir de eğitimini alması lazım.

Ersen Bey vaktinizi ayırarak sorularımıza cevap verdiğiniz için size çok teşekkür ediyoruz.

Ben teşekkür ederim, şu korona günleri tiyatro alanını da çok etkiledi maalesef, bu günler geçtikten ve sahneler açıldıktan sonra herkese iyi seyirler diliyorum.


Son Yazılanlar