Kültür

Dopingli Dünya Savaşı

İkinci dünya savaşı yeni keşfedilen uyarıcı maddelerin(amfetaminlerin) yoğun olarak kullanıldığı, dopingli bir savaş olarak karşımıza çıkar.

tarihte bilinen ilk mahkeme kararı

TARİHTE BİLİNEN İLK MAHKEME KARARI

Bugünkü yazımızda bundan tam 38 yüzyıl öncesine gidiyoruz. Yer, Irak Cumhuriyeti’nin Afak şehri. Ama o zamanki adıyla Sümer İmparatorluğu’nun Nippur şehri. Tarihte bilinen ilk mahkeme kararına bakalım. Berkay Özdemir yazdı.

İNSANLIĞIN YÜZ AKI… YÜZ AKI İNSANLIĞIN

Keşfe çıkmıştı. Geçmiş yüzyılların ayak izlerine bakıyordu. Hünnap balının tadı. Hatmi çiçeğinin şifa gücüydü aradığı. Bir yüzyılda Dioskorides’ti adı, sonraki çağlarda Lokman. İnsanlığın yüz akıydı. Yüz akıydı insanlığın.

Beynim Sızıyor

Alican Kalemdar’ın kaleminden bir beyaz yakalının sanrıları. Veya en gerçekten daha gerçekleri.. Kim bilir?

Raoul Dufy

La Cortisone

Fransız ressam Raoul Dufy romatoid artrit nedeniyle resim yapamaz hale gelmişti. Acaba bunun bir çaresi var mıydı?

toplumsal cinsiyet eşitliği

Toplumsal Cinsiyet: Imposter Sendromu ve Birkaç Podcast Önerisi

Akademisyen Rasime Eşelioğlu’ndan taze ikinci yazı. Konumuz toplumsal cinsiyet eşitliği ve imposter sendromu. Dinlemekten büyük keyif alacağınızı ve bilgileneceğinizi düşündüğümüz podcast önerileri de cabası. Keyifli okumalar dileriz.

pandemi üzerine düşünceler Rasime eşelioğlu

Pandeminin Dolu Tarafı: Karantina ve İyimserlik

Full 1
Rasime eşelioğlu
PANDEMİNİN DOLU TARAFI:
Karantina ve İyimserlik
Full 1

Serbeststil.com ailesi olarak çok kıymetli yeni bir yazara merhaba demenin heyecanı içindeyiz! Akademisyen Araş. Gör. Rasime Eşelioğlu bugünkü ilk yazısında pandemi tecrübelerini paylaşıyor. “İster bardağın dolu tarafı” diyin, ister “iyimserlik”, ister “realizm”… Kıyamet haberlerinden ve günlük stresten biraz kafamızı kaldırıp iyi yönlere odaklanmak hepimize iyi gelecek. Keyifli okumalar dileriz.

Ocak ayında Çin’de başlayıp Mart ayının ortasında Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi ilan etmesi ile eş zamanlı ülkemizde de ilk vakası gözlenen; hayatımızı, alışkanlıklarımızı etkileyen Covid-19’un “dönüştürücü” etkisi olacağına inanan iyimserlerdenim ben. Salgının başından bu yana umudum yer yer azalsa, ümitsizliğe kapıldığım olsa da her derin nefes alıp olanları düşündüğümde ve zorlukların öğretici yanlarına odaklandığımda tekrar iyimser etkilerini görmeye başlıyorum bu süreçte.

Bu iyimserliğim ozon tabakasındaki muazzam iyileşmeden, kişisel hijyene dair uyarılarla içimdeki “Ellerini yıkamadı!”, “Sokakta yerlere oturduğu kıyafetle yatağa uzandı!” diye bayılma eşiğine gelen ama sesi de çıkmayan titiz kadının sevincine; sosyal devlet kavramının sorgulanmasından, empati kurmaya başlamamız mesela bir komşumuz olduğunu hatırlamamıza kadar evrensel ve kişisel bir yelpazeye sahip.

Rasime eşelioğlu, pandemi üzerine düşünceler, bardağın dolu tarafı, pandemi sizin hayatınızı nasıl değiştirdi?

Evlere kapanmamızla birlikte zaten hayatımızın büyük bölümünü kaplayan internet/bilgisayarlarımız/dijital dünya birden bire dünyaya açılan tek penceremiz haline geldi. Hasta sayısını, Prens Charles’ın ne zaman virüsü kapıp ne zaman iyileştiğini, virüsün sıcak havada yaşayıp yaşamayacağına dair bilimsel araştırmaları, Güney Amerika ve Afrika’daki seyrini, nasıl ekşi mayalı ekmek yapılacağını; senfoni konserlerini, dünyaca ünlü operaları, müzeleri, sergileri, halihazırda öğrenci olanlarımız derslerini hatta sınavlarını internet aracılığı ile takip etti, izledi, öğrendi, uyguladı.

Pandeminin Dolu Tarafı: Bakarsak Görebiliriz

Son yıllarda popülerleşen ve televizyonun, ana akım medyanın yerini almaya başlayan pod-castler, YouTube kanalları, canlı yayınlarsa daha görünür hale geldi. Belki de izlemeye daha çok vaktimiz kaldı? Evden çalışmaya geçilmesiyle her gün işe gidip gelmek için yolda harcadığımız zaman bize kaldı. Öğle arası veya iş çıkışı gidilen restoranlara harcanan para da cebimizde! İlk kez yemek yapmaya başladı bir çok kişi, kendi evini temizlemeye, bir evinin olduğunu hatırlamaya…

Ev, İş ve Ev İşi: Merhaba sizlere!

Ev” kavramını sorguladık belki; neresiydi, kiminle olsak daha mutlu olacaktık, mobilyalar mıydı bizi mutlu eden yoksa içinde çalan müzik mi? “Ev işleri” daha görünür olmaya başladı; marketten alınanların temizlenip yerleştirilmesinden, her gün ne yemek yapılacağının düşünülmesine; yemeğin pişme ve yeme süresindeki orantısızlıktan bulaşıkların kendi kendine temizlenmediğine; sokağa, gökyüzüne, çiçek açmaya başlayan ağaçlara daha çok bakmaya başladığımız pencerelerin ne kadar hızlı kirlendiğine; silmesinin bir hayli zor olmasına kadar o güne kadar önemsiz görünen bir çok “” kendini hatırlattı bize.

Pandeminin Dolu Tarafı: Bakarsak Görebiliriz

Pandeminin dolu tarafı demişken… Serbeststil.com da bu dönemde okuyucularla buluşan ve dünyaya açılan penceremizde yeni bir renk, ses, bilgi belki de soru işareti olacak platformlardan biri oldu. Evet, ben soru işaretlerini seviyorum. Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi alanında çalışmaya, toplumsal cinsiyete dair araştırmaya ve yazmaya bu soru işaretleri sayesinde başladım. Bu dönemde ise Amerika’daki ırkçılık karşıtı eylemlerle komşuma maskenin ardından bile olsa gülümsemeyi, Twitter’da başlatılan #erkekyerinibilsin akımıyla hükümetlerin sokağa çıkma yasağı politikaları arasındaki bağları soru işaretleri sayesinde kurdum kendi kendime. 

Son üç ayda kafamda beliren soru işaretlerini, iyimserlik gözlüğümle, son otuz yıldaki soru işaretlerim ve cevap arayışlarım aracılığı ile bu sayfadan, ismini merak edip girdiğiniz linkten, rengini sevip tıkladığınız kareden paylaşmak için sabırsızlanıyorum!

Akademik dünyanın genel geçerliliğinin unutturduğu kişisel hikayelerim, anılarım, içimdeki titiz kadın, bir de farklı açıdan (bazen ellerimin üzerinden) dünyaya bakmaya çalışan yoga hocası, her daim kafasında soru işaretleri olan öğrencinin merakı ve içtenliği ile yazabilecek olmak ise işin en heyecanlı tarafı!

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Son yazılanlar

Daha fazlasını oku »Pandeminin Dolu Tarafı: Karantina ve İyimserlik