GOOGLE STREET VİEW’İN ANKARA ŞUBESİNİN GÖZÜNDEN BİR ŞEHİR: ANKARA

Av. Berkay ÖZDEMİR

Bu değişik başlıktaki iddialı sıfata sahip olmak için yaklaşık 23 yıl harcadım. Özel aracımın olmayışının verdiği toplu taşıma kullanma zorunluluğu, önce otobüs güzergâhlarını ezberlemeye, daha sonra da bu güzergâhlar üzerindeki tarihi, doğal güzelliklerin neler olduğuna itti. Ankara içinde bir yerden bir yere gitmek için benden telefonla yardım isteyen insanlara “sırtını ismi X olan şu binaya ver, şu taraftan yürü” ya da “X numaralı duraktan Y numaralı otobüse bin, Z numaralı durakta in” diye navigasyonluk yapa yapa geliştirdim kendimi. Ankara Hukuk Fakültesi’ni kazandıktan sonra da ülkemizin farklı yerinden gelen arkadaşlarıma Ankara’yı gezdirdiğim zaman ise işin mihmandarlık boyutunu öğrendim ve kendiliğinden geliştim.

Şimdi de bu yazımda sizlere deneyimlerimi paylaşacağım. Yani “Ankara’da deniz bile yok, nesini gezeceğiz?” diyenlere Ankara’nın gezilecek yerlerini tanıtacağız sizlere. İlk etapta “Ankara” deyimimden lütfen eski Ankara’yı anlayınız. İyi gezmeler!

ANKARA KALESİ

Güzergâhımızın ilk durağı, şehrin silüetini görebileceğiniz bu mekân, yapım tarihi tam bilinmemekle birlikte M.Ö. 2. yüzyıldan beri Altındağ ilçesinde dimdik ayakta durmaktadır. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde birçok kez onarımdan geçerek günümüze ulaşmıştır. İç surları 7. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilmiştir. Dört katlı olan iç kale kısmen Ankara Taşı’ndan, kısmen de toplama taşlardan yapılmıştır. İç kalenin iki büyük kapısı olup, birisi Dış Kapı diğeri de Hisar Kapısı adını alır. Bu kapı üzerinde İlhanlılar’a ait bir kitabe yer alır. Günümüzde bakıldığında hediyelik eşya satan tarihi dükkânlar, tarihi konaklar, lokantalar kale içerisinde yer almaktadır.

SAMANPAZARI – ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU

Benim tabirimle cumhuriyetin ilk AVM’si. Evlenecek çiftlerin ev kurarken gittiği tek pazar. Soba satın almak isteyenlerin uğrak noktası. Bakır eşyalar almak isteyenler için vazgeçilmez bir yer. Ayrıca küçük restoranlar, kafeler, sanat galerileri tarihi bir atmosferi önümüze sermekte. Pandemi öncesi zamanda günün hangi saatinde giderseniz gidin kalabalık ve yerli/yabancı turistleri misafir etmekte.

Ankara Kalesi’nin kapısından çıktığınız zaman sizi bir meydan karşılıyor. Bu mekânda Çengelhan Rahmi Koç Müzesi, Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi ile Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni görebilirsiniz.

Picture
Görsel 2: Sobacılar Çarşısı (Fotoğraf: http://web2.bilkent.edu.tr/bilkentpost/2017/04/30/1586/ )
Ankara’da, Samanpazarı Dünyası
Görsel 3: Çıkrıkçılar Yokuşu (Fotoğraf: https://www.turizmaktuel.com/haber/ankara-da-samanpazari-dunyasi )

ULUS HALİ

Çıkrıkçılar Yokuşu’ndan sonra karşınıza çıkan merdivenleri indiğinizde karşınıza Ulus Hali çıkıyor. 1929 yılında Tahtakale’de çıkan yangın sonrasında 1937 yılında Robert Oerley tarafından tasarlanan bu yapı, günümüzde halen ayakta ve her gün sayısız müşteriye meyve/sebze/balık satmakta. Benim bu bölgedeki favorim, kuru pastacılar ve lokumcular.

Ulus Hali’nin çevresinde ise Sultan II. Bayezid emirlerinden Hasan Paşa tarafından 1508-1511 yılları arasında yaptırıldığı düşünülen ve Hasanpaşa Hanı olarak da bilinen Suluhan bulunmaktadır.

HACI BAYRAM-I VELİ CAMİİ, TÜRBESİ ve AUGUSTUS TAPINAĞI

Ulus Hali’nin içinden geçerek ana caddeye çıktığınızda sizi Hacı Bayram-ı Veli Camii karşılamaktadır. “Önce hangisinden gezmeye başlasam ki?” diyeceğiniz birçok yeri içinde barından bu yerleşkede dini değerlerimize ait birçok eşyayı satın alabilirsiniz.

İlginç bir yerdir Camii’nin bulunduğu yer. Hemen bitişiğinde Augustus Tapınağı yer almaktadır. M.Ö. 25-20 yılları arasında inşa edilen Augustus Tapınağı, Dünyada Monumentum Ankyranum (Ankara Anıtı) olarak da bilinir. Günümüzde yalnızca 2 yan duvarı ve kenarları işlemeli kapı kısmı ayakta durmaktadır.

Yüzyıllarca klişe olarak kullanılan bu yerleşkeye, 1427-1428 yıllarında Hacı Bayram Camii inşa edilmiştir. Bugün gördüğümüz Camii, 17-18. yüzyıl mimarisini taşımaktadır. Cami uzunlamasına dikdörtgen bir plana sahiptir. Kuzeyde ve batıdaki son cemaat yeri sonradan ilave edilmiştir. Türbenin güneydoğu duvarında kare planlı taş kaideli, silindirik tuğla gövdeli ve iki şerefeli minare bulunmaktadır.

Türbe ise 1429 yılına tarihlenmektedir. Camiinin mihrap duvarına bitişiktir. Caminin bahçesinde sekizgen planlı ve kubbeli başka bir türbe de yer alır. Osman Fazıl Paşa Türbesi olarak tanınan bu eser 18. yüzyıla aittir.

Görsel 6: Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Augustus Tapınağı (Fotoğraf: https://www.haber7.com/seyahat/haber/2971783-haci-bayram-i-veli-camii-ankaranin-ibadet-merkezi )

Görsel 6: Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Augustus Tapınağı (Fotoğraf: https://www.haber7.com/seyahat/haber/2971783-haci-bayram-i-veli-camii-ankaranin-ibadet-merkezi )

ANKARA SOSYAL BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ ve JULİANUS SÜTUNU

Hacı Bayram-ı Veli Camii’nin çevresindeki kafelerden birinde oturup kahve eşliğinde yorgunluğunuzu attıktan sonra 15-20 metre yürüyerek Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Kampüsü’ne giriş yapabilirsiniz. Burası eskiden Ankara Valiliği’ne aitti ancak şimdi üniversiteye aittir.

Kampüsün tam ortasında ise son Pagan Roma İmparatoru olan Julianus adına 15 metre yüksekliğinde yığma taştan inşa edilmiş ve en tepesine ise leylek yuvası yerleştirilmiş Julianus Sütunu dikilmiştir. İlk olarak başka yere dikilen sütun, zemindeki eğriliklerden dolayı yıkılma tehlikesi yaşayınca eski Ankara Valiliği’nin bulunduğu Hükümet Meydanı’na taşınmıştır. 2001 yılında da Valilik tarafından restore edilmiştir.

Görsel 7: Julianus Sütunu ve arkasında ASBÜ Rektörlük Binası (Fotoğraf: https://yiyegeze.com/julianus-sutunu-julianus-kimdir-tarihcesi-hakkinda-bilgi-ozellikleri-ve-ulasim )

TÜRKİYE İŞ BANKASI İKTİSADİ BAĞIMSIZLIK MÜZESİ ve SÜMERBANK GENEL MÜDÜRLÜK BİNASI

Üniversite yerleşkesine bitişik şekilde, Çankırı Caddesi’ne konumlanmış olan bu bina, 1929 yılında Türkiye İş Bankası 3. Genel Müdürlük binası olarak yaptırılmıştır. Genel Müdürlüğün başka binaya taşınması üzerine bu bina 2019 tarihinden itibaren İktisadi Bağımsızlık Müzesi olarak kullanılmaktadır. Osmanlı ve Selçuklu mimarisi ile inşa edilmiştir.

Müzenin hemen yanında ise eskiden Sümerbank Genel Müdürlüğü olarak kullanılan, sonra bir giyim mağazasının Ulus şubesi olarak kullanılan ve günümüzde de Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi olan bina yer almaktadır. Bina 1937-1938 yılları arasında inşa edilmiş olup, Alman mimar Martin Elsaesser tarafından tasarlanmıştır.

Görsel 8: Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi
Görsel 9: Sümerbank Genel Müdürlüğü (Fotoğraf: https://sumerbank.blogspot.com/2010/12/genel-mudurluk-de-sanal-gezinti.html )

ULUS ZAFER ANITI

Avusturyalı Heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından yapılmıştır. 24 Kasım 1927’de Ulus Meydanı’nda açılışı gerçekleştirilmiştir. Anıt, Yenigün adıyla da bilinir ve Anıtkabir açılana kadar Ankara’da devlet törenlerinin yapıldığı bir mekân olarak işlev görmüştür. Anıtın özellikleri şu şekildedir:

Atatürk, anıtta asker kıyafetleri içindedir. “Sakarya” isimli atının üzerinde gösterilmiştir. Atatürk, at üzerinde hücuma geçmiş bir asker olarak geleneksel pozda değil; ileriyi gören bir önder olarak canlandırılmıştır. Kaide üzerindeki kabartmalarda Türk halkının kökeni, kazandığı Kurtuluş SavaşıAtatürk’ün Ankara’ya gelişi gibi konular anlatılmıştır. Anıtın dört yanına taş kaideler üzerine bronz dökümden 3 figür bulunur. Bunların ikisi ülkesini koruyan ve gözeten Mehmetçiği, diğer biri ise Türk kadınını, halk arasında ulusal dayanışma kahramanı Kara Fatma olarak bilinen mermi taşıyan kadın anayı simgeler. Bu karakterler halkın Kurtuluş Savaşı sırasındaki milli birliğini ve dayanışmasını temsil etmektedir. Kaideyi çeviren kuşak üzerinde Atatürk’ün şu vecizesi alıntılanmıştır:

Türk Milleti, muzaffer istihlâs ve istiklâl cidalini ve muazzam asrî inkılâplarını, en mânidar bir remz ile, en iyi ifade edebilecek şekli, yukarki hakiki timsalde bulur. Başkumandan Gazi Mustafa Kemal

Kaidenin ön tarafında Namık Kemal‘in Vatan Mersiyesi’ne ithafen Atatürk’ün cevapladığı bir satır yer alır; “Elbet bulunur kurtaracak bahtı kara mâderini.”

Sağ tarafında “Düşman ordusunu vatanın harimi ismetinde boğarak, behemahal naili halâs ve istiklâl olacağız. 6 Ağustos 1919” vecizesi; sol tarafında “Düşmanın anâsırı asliyesi imha edilmiştir. Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri. 1 Eylül 1922.”

Görsel 10: Ulus Zafer Anıtı

1. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ (Kurtuluş Savaşı Müzesi)

Bir devletin doğduğu yer… 23 Nisan 1920’den 15 Ekim 1924 tarihine kadar devletin kuruluşuna bizzat tanıklık eden, 1961’de müzeye dönüştürülen, 1981’de ise Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak ziyarete açılan o 2 katlı kutlu bina… Ulus’taki o kavşakta yüzünüzü Meclis binasına doğru dönerek durursanız, arkanızda Ulus Zafer Anıtı’nı, sağınızda İş Bankası binasını, sağ arka çaprazınızda Julianus Sütunu, ASBÜ, Ulus Şehir Çarşısı’nı görebilirsiniz.

Cebren ve hile ile aziz vatanın her köşesine girildiği, kalelerinin zapt edildiği, ordularının dağıtıldığı ve memleketin her köşesinin işgal edildiği günlerde bu esaretten ulusumuzu kurtaracak bir önder ortaya çıktı, tüm Anadolu’yu ayaklandırdı ve kurtuluş ateşini yaktı. Sonra o alev düşmanı yaktı. Düşman, ateşini söndürmek için İzmir’den denize döküldü. Sahada kazanan Önderimiz ve silah arkadaşları, masada da kazanmayı iyi bildi ve sınırlarımızı korudular. Önce Cumhuriyeti kuran Önderimiz, sonra devrimlerle milletimizi muasır medeniyetler seviyesine taşımak için hayatını harcamıştır. Ve bunların hepsinin idare binası olarak TBMM seçilmiştir. Başta kuvvetler birliği prensibi ile çalışan meclisimiz, kanun yapma işini de bu kanunları yürütme işini de ve en nihayetinde yargılama faaliyetini de üstlenmiştir. Ülke düzeninin normale dönmesi ile meclisimizde de kuvvetler ayrılığı yaşanmıştır ve parlamenter sistem ile çalışmaya devam etmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin inşa ve tefrişi esnasında ilk yapılan işlerden birisi, meclise bir toplantı salonu, mescit ve başkanlık odasının hazırlatılması olmuştur. Hacı Bayram Camii’nde 23 Nisan 1920 Cuma günü, namaz kılındıktan sonra cemaatle meclise gidilip, orada da bir merasim tertip edilerek TBMM’nin açılmasına karar verilmiştir. Namazın kılınmasından sonra halk da resmi ve askeri erkânın peşinden meclise doğru yürümüştür. Meclisin önüne gelindiğinde üç kurban kesilmiş ve burada da dualar edilmiştir. Bunun ardından Mustafa Kemal Paşa meclis binasının merdivenlerinden çıkarak kapıya bağlanmış kırmızı-beyaz kurdeleleri keserek meclisi açmıştır.

Yapılan bu dini merasimin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920 Cuma günü, saat 13.45’te Ulus’taki binasında toplanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 115 milletvekili ile yapılan ilk toplantısını, en yaşlı mebus olması sebebiyle Meclis Başkanı olarak Sinop Milletvekili Şerif Bey idare etmiş ve meclisin açış konuşmasını yapmıştır. Daha sonra söz alarak kürsüye çıkan Mustafa Kemal Paşa şu şekilde devam etmiştir; “Yüce Meclisimiz, bilindiği gibi olağanüstü yetkilere haiz olarak yeniden seçilen milletvekilleri ile saldırıya uğrayan Başkentten, canını kurtararak buraya gelen milletvekillerinden oluşmaktadır. Şu anda meclisimiz toplanmıştır. Yeni seçimlerle evvelce seçilenlerin eşit yetkide görev yapacağı kuşkusuzdur.

Görsel 11: 1. TBMM Genel Kurul Salonu

2. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ (Cumhuriyet Müzesi)

Birinci Meclisten aşağı doğru caddeyi devam ettiğinizde sizi İkinci TBMM karşılayacaktır. Bina, “Birinci Ulusal Mimarlık Akımı” öncülerinden mimar Vedat Tek tarafından, 1923’te Cumhuriyet Halk Partisi binası olarak inşa edildi. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının meclise yetersiz gelmesi nedeniyle Atatürk’ün talimatıyla meclis binası olarak düzenlendi. 18 Ekim 1924’ten itibaren de meclis binası olarak hizmet vermeye başladı. Selçuklu ve Osmanlı bezeme motiflerinin yer aldığı tavan süslemeleri; kemer, saçak ve çinileriyle cumhuriyet dönemi mimarisini yansıtan bu yapı, işlevini 1960 yılında kadar sürdürdü. Bu binanın karşısında da günümüzde Devlet Konukevi olarak kullanılan Ankara Palas bulunmaktadır.

Görsel 12: 2. TBMM Genel Kurul Salonu

Görsel 13: 2. TBMM İçi
Görsel 14: 2. TBMM Dışı

GENÇLİK PARKI

Cumhuriyet Caddesi üzerinde Meclisleri geçtikten sonra bizi çok eski bir rekreasyon alanı olan Gençlik Parkı karşılamaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Ankara’nın planını yapmak üzere davet edilen Hermann Jansen, Gençlik Parkı’nı çağdaş bir eğlence/dinlence mekânı olarak tasarlamıştır. 1936’da planı onaylanan Gençlik Parkı’nın inşaatı 7 yıl sürmüştür. 19 Mayıs 1943’te hizmete açılmıştır. İçerisindeki havuzu, lunaparkı, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı tiyatrosu ve yeşil alanıyla birlikte 275.000 m2 alana kurulmuştur. 6 adet giriş kapısı mevcuttur.

Ankarada gezilecek yerler.
Görsel 15: Gençlik Parkı Dönme Dolap

ANKARA TREN GARI

Ve caddenin sonuna geliyoruz. Ankara Kalesi’nden aşağı doğru yaya olarak çizdiğimiz güzergâh burada son buluyor.

1935 yılında inşaatına başlanan ve “art deco” tarzda tasarlanan bu tren garı, 1937 yılında hizmete girmiştir. İçerisinde Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi ile TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi bulunmaktadır.

2016 yılında yapıya Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı ve ATG Alışveriş Merkezi eklenmiştir ve demiryolu taşımacılığında merkez konumunu daha da güçlendirmiştir.

ankarada gezilecek yerler, ankara garı
Görsel 16: Ankara Tarihi Tren Garı (Fotoğraf: http://mustafataskin.weebly.com/ankara-tren-gari—atatuumlrk-konutu-ve-dem304ryollari-muumlzes304.html )

ANITKABİR

Büyük kurtarıcı… Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu, Türk Kurtuluş Savaşı’nın önderi, devrimlerin öncüsü ve bir milleti yeniden ayağa kaldıran lider…

Ankaray Anadolu durağında indikten sonra 350 metre yürüdüğünüzde sizi Anıtkabir Nizamiyesi karşılamakta. Anıtkabir 750.000 m2 alana kurulu bir anıt mezar külliyesidir. 120.000 m2’si Anıt Bloğu’nu, 630.000 m2’si ise Barış Parkı’nı oluşturmaktadır. Nizamiye’den giriş yapıp Aslanlı Yol’a gelene kadar Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” özdeyişinden ilham alınarak, çeşitli yabancı ülkelerden ve Türkiye’nin bazı bölgelerinden getirilen fidanlar size eşlik ederler. Daha sonra ise Ata’nın huzuruna çıkmadan önce manevi olarak sizi hazırlamak için adımlarınızı denk getirip düşmememiz için başınızı eğerek yürümek zorunda olacağınız Aslanlı Yol başlar. Aslanlı Yol’un başında, sağdaki İstiklal, soldaki Hürriyet olmak üzere 2 kule bulunmaktadır. Aslanlı Yol toplam 262 metreden ve 24 aslan heykelinden oluşur. Her heykel, 1 Türk boyunu simgelemektedir. Hititler’in sanat üslubu ile yapılan bu aslanlar kuvvet ve sükûneti anlatır.

Anıtkabir’de İstiklal ve Hürriyet kulelerinin dışında Müdafa-i Hukuk, Mehmetçik, Zafer, 23 Nisan, Misak-ı Milli ve İnkılap Kuleleri bulunmaktadır.

Aslanlı Yol’ un sonunda, Anıtkabir yan binalarının ve kolonların çevrelediği bir alana çıkılır. 129 X 84.25 m. Boyutlarında olan, dört tarafından üçer basamak merdivenle inilen 15.000 kişi kapasiteli bu alan “Tören Meydanı” olarak adlandırılır. Bu alanın zemini küp şeklinde siyah, kırmızı, sarı ve beyaz renkte traverten taşlarla döşenerek 373 adet halı kompozisyonu oluşturulmuştur. Tören Meydanı’na, bayrak direğinin bulunduğu kısımdan da merdivenlerle çıkılabilir.

Anıtkabir’in en önemli bölümü Mozole’dir. Tören Meydanı’ndan 42 basamaklı merdivenle çıkılan Mozole, iki katlı ve dikdörtgen planlı bir yapıdır. Bu bölüm anıtın yapılışında ağırlık merkezi olmuştur. Çünkü, Atatürk’ün kabri ve sembolik lahit bu bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle, Anıtkabir’i meydana getiren mimarlar, yardımcı binalar dizisi içinde Mozole’nin diğer kısımlarından çok daha görkemli olmasına önem vermişlerdir.

Millî Misak Kulesi’nden sonra, Atatürk Müzesi’ne ulaşılır. Anıtkabir yapısının proje yarışması şartlarını hazırlayan (bilim-sanat) komisyonu “Anıt’ın” uygun bir yerinde “müze bölümü” bulunmasını kararlaştırmıştı. İşte bu büze, o kararın uygulanması ile ortaya çıkmıştır.

Müze, Atatürk’e ait, eşya, silah ve fotoğrafların teşhir edildiği büyücek bir salon ile kitapların sergilendiği küçük bir salondan ibarettir. Birinci bölüm çok zengindir. Burada özellikle İş Bankası’nın kuruluşunun onuncu yıldönümünde, altın, gümüş ve pırlantadan yapılmış ve Ata’ya hediye edilmiş bir saat dikkati çeker. Altın kabartma bir levha halindeki “yeni Türk alfabesi” ve altından yapılmış pırlantalarla süslenmiş Nutuk, ziyaretçilerin hayran kaldığı eserlerdir.

Atatürk’e yabancı devlet adamlarının hediye ettikleri eşya ve silahlar da çok ilgi çekmektedir. Bunlar arasında, İran Şahı Rıza Pehlevi’nin hediye ettiği altın, pırlanta süslü kılıç göz alıcıdır. Bu arada, birçok kralların, prenslerin, generallerin Ata’ya hediye ettikleri fotoğraflar da müzede sergilenmiştir.

Fakat müzenin çok değerli eserleri, Atatürk’ün kullandığı eşya, silah ve aletlerdir. Bunlar arasında Ata’nın giydiği elbiseler, ayakkabılar, bastonlar, tuvalet takımları çok değerli belgelerdir. Atatürk’ün hayatının türlü yönlerini incelemek isteyenler için bu müze çok önemli bir kaynaktır.
Anıtkabir, anıt, ankarada gezilecek yerler.
Görsel 17: Anıtkabir Anıt Bloğu

Anıtkabir aslanlı yok, ankarada gezilecek yerler.
Görsel 18: Anıtkabir Aslanlı Yol
Görsel 19: Anıtkabir Mozole

ATAKULE

Şehrin simgesi olan bu yapı, şehre tepeden bakmak isteyenler için vazgeçilmez bir nokta.

Atakule, Ankara’nın başkent oluşunun 66. yılında 13 Ekim 1989 tarihinde açılmıştır. Kule’nin altında bulunan alışveriş merkezi, Ankara’nın ilk, Türkiye’nin ikinci alışveriş merkezidir. Kule’nin açılışı, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından yapılmıştır.

Görsel 20: Atakule ve Botanik Park

KOCATEPE CAMİİ

Mimar Vedat Dalokay’ın hazırladığı projeye göre 1963 yılında caminin temeli atılmış, idare binaları 1964’te tamamlanmıştı. Ancak üstünün kabuk sistemiyle örtülmesi planlanan bu cami projesinden, sistemin o yıllar için çok yeni olması ve Ankara’da aynı sistemin uygulandığı bir spor salonunun çökmesi sebebiyle vazgeçilmiştir.

Geleneksel formlara bağlı kalınan plana göre cami bir merkezî kubbe ile dört yarım kubbeden meydana gelen ve dört ayağa oturan bir şema göstermekteydi. Devlet yardımı ve halkın bağışlarıyla yürütülen çalışmalarla 1981 yılında caminin ancak kaba inşaatı bitirilebilmişti. İşin çok yavaş ve zor şartlar altında yürütülebildiğini göz önünde bulunduran dernek, 15 Mart 1981’de kendini feshederek cami dâhil bütün mal varlığını Türkiye Diyanet Vakfı’na devretme kararı almıştır. Vakfın işi üzerine almasıyla cami yapımı hızlanmış, 28 Ağustos 1987’de dönemin başbakanı Turgut Özal tarafından açılışı yapılmıştır.

Görsel 21: Kocatepe Camii Dış
Görsel 22: Kocatepe Camii İç

Bunlar da ilginizi çekebilir: